Almanca "verabreden" ile ilgili cümle örnekleri

verabreden

sözleşmek, randevulaşmak (sich verabreden mit +Dat)

  • Kelime türü: Verben
  • Okunuşu: [fɛɐ̯ˈʔapˌʁeːdn̩]

verabreden Almanca Türkçe cümleler

“verabreden” kelimesi Türkçe’de “sözleşmek, randevulaşmak (sich verabreden mit +Dat)” anlamına gelir. verabreden ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.

verabreden ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Cümle Ekle

7 örnek cümle

  1. Ich habe mich für heute Abend mit ein paar Freunden im Restaurant verabredet.

    Bu akşam restoranda birkaç arkadaşımla buluşmak üzere sözleştik.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Wir verabredeten uns für Samstag um fünfzehn Uhr vor dem Rathaus.

    Cumartesi saat on beşte belediye binasının önünde buluşmak için anlaştık.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Hast du dich am Wochenende schon mit jemandem verabredet?

    Hafta sonu için biriyle sözleştin mi / randevulaştın mı?

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Sie verabredeten einen festen Termin für das nächste Treffen.

    Gelecek buluşma için kesin bir randevu saati kararlaştırdılar.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Ich kann leider nicht kommen, ich bin bereits fest verabredet.

    Maalesef gelemem, önceden kesinleşmiş bir buluşmam var.

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Die beiden Geschäftspartner verabredeten strengste Diskretion.

    İki iş ortağı mutlak bir gizlilik konusunda anlaştılar.

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Wir haben uns spontan auf einen Kaffee verabredet.

    Spontane bir şekilde kahve içmek için sözleştik.

    Hata Bildir — 7. cümle

Kelimenin tam sözlük kaydı

Soru-Cevap

“verabreden” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.