Almanca "erschrecken" ile ilgili cümle örnekleri

erschrecken

korkmak, ürkmek, korkutmak

  • Kelime türü: Verben
  • Okunuşu: er-şre-kın

erschrecken Almanca Türkçe cümleler

“erschrecken” kelimesi Türkçe’de “korkmak, ürkmek, korkutmak” anlamına gelir. erschrecken ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.

erschrecken ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Cümle Ekle

15 örnek cümle

  1. Ich bin über den lauten Donner furchtbar erschrocken.

    Yüksek sesli gök gürültüsünden korkunç derecede korktum.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Mach das bitte nie wieder, du hast mich zu Tode erschreckt!

    Lütfen bunu bir daha asla yapma, beni ölümüne korkuttun!

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Erschrick bitte nicht, ich bin es nur.

    Lütfen korkma, sadece benim.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Das kleine Kind erschrak vor dem großen Hund auf der Straße.

    Küçük çocuk sokaktaki büyük köpekten çok korktu.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Die Nachricht von dem plötzlichen Unfall hat uns alle tief erschreckt.

    Ani kaza haberi hepimizi derinden sarstı ve korkuttu.

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Sie erschrickt jedes Mal, wenn das Telefon unerwartet klingelt.

    Telefon beklenmedik bir anda çaldığında her seferinde ürker.

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Die plötzliche Preiserhöhung hat viele Verbraucher erschreckt.

    Ani fiyat artışı birçok tüketiciyi telaşlandırdı ve korkuttu.

    Hata Bildir — 7. cümle
  8. Er war so erschrocken, dass er für einen Moment kein Wort herausbrachte.

    O kadar korkmuştu ki bir an için ağzından tek bir kelime çıkmadı.

    Hata Bildir — 8. cümle
  9. Wir wollten ihn mit einer Überraschungsparty überraschen, nicht erschrecken.

    Onu sürpriz bir partiyle sevindirmek istedik, korkutmak değil.

    Hata Bildir — 9. cümle
  10. Als die Katze plötzlich aus dem Gebüsch sprang, erschrak ich gewaltig.

    Kedi aniden çalıların arasından fırlayınca fena halde irkildim.

    Hata Bildir — 10. cümle
  11. Lassen Sie sich von den bürokratischen Hürden in Deutschland nicht erschrecken.

    Almanya'daki bürokratik engellerin sizi korkutmasına izin vermeyin.

    Hata Bildir — 11. cümle
  12. Das laute Hupen des Autos hat die Fußgänger auf dem Zebrastreifen erschreckt.

    Aracın yüksek korna sesi yaya geçidindeki yayaları ürküttü.

    Hata Bildir — 12. cümle
  13. Sie erschrak über ihren eigenen Mut, als sie dem Chef widersprach.

    Müdüre karşı çıktığında kendi cesaretine kendisi de şaşırdı ve ürktü.

    Hata Bildir — 13. cümle
  14. Niemand wollte die Kinder mit den Schauergeschichten erschrecken.

    Kimse çocukları korku hikayeleriyle korkutmak istemedi.

    Hata Bildir — 14. cümle
  15. Ich bin gestern Nacht aufgewacht und habe mich vor einem Schatten erschrocken.

    Dün gece uyandım ve odadaki bir gölgeden çok korktum.

    Hata Bildir — 15. cümle

Kelimenin tam sözlük kaydı

Soru-Cevap

“erschrecken” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.