Almanca "einschränken" ile ilgili cümle örnekleri

einschränken

kısıtlamak, sınırlandırmak, daraltmak

  • Kelime türü: Verben
  • Okunuşu: [ˈaɪ̯nˌʃʁɛŋkn̩]

einschränken Almanca Türkçe cümleler

“einschränken” kelimesi Türkçe’de “kısıtlamak, sınırlandırmak, daraltmak” anlamına gelir. einschränken ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.

einschränken ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Cümle Ekle

7 örnek cümle

  1. Wegen der anhaltenden Trockenheit müssen die Bürger den Wasserverbrauch im Garten spürbar einschränken.

    Süren kuraklık sebebiyle vatandaşlar bahçelerindeki su tüketimini hissedilir biçimde kısıtlamak zorundalar.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Eine schwere Verletzung kann die Bewegungsfreiheit eines Menschen über viele Wochen massiv einschränken.

    Ağır bir yaralanma bir insanın hareket özgürlüğünü haftalar boyunca yoğun biçimde kısıtlayabilir.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Um für das Eigenheim zu sparen, musste sich die junge Familie bei Restaurantbesuchen stark einschränken.

    Kendi evlerini satın alabilmek için para biriktirmek amacıyla genç aile dışarıda yemek harcamalarını epeyce kıstı.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Die Regierung betonte, dass die neuen Notverordnungen die Bürgerrechte nicht unverhältnismäßig einschränken dürfen.

    Hükümet yeni acil durum kararnamelerinin sivil hakları ölçüsüzce kısıtlamaması gerektiğini vurguladı.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Man sollte den Konsum von zuckerhaltigen Getränken zugunsten der eigenen Gesundheit deutlich einschränken.

    Kendi sağlığı adına şekerli içeceklerin tüketimi belirgin şekilde sınırlandırılmalıdır.

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Wegen Bauarbeiten auf der Bahnstrecke ist der Zugverkehr am Wochenende erheblich eingeschränkt.

    Tren hattındaki yol çalışmaları sebebiyle hafta sonu tren seferleri kayda değer ölçüde kısıtlanmıştır.

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Er fühlte sich durch die vielen strengen Vorschriften in seiner künstlerischen Kreativität eingeschränkt.

    Pek çok katı talimat yüzünden sanatsal yaratıcılığının sınırlandırıldığını hissetti.

    Hata Bildir — 7. cümle

Kelimenin tam sözlük kaydı

Soru-Cevap

“einschränken” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.