Almanca "einreichen" ile ilgili cümle örnekleri

einreichen

teslim etmek, sunmak, resmi başvuru evrakı vermek, ibraz etmek

  • Kelime türü: Verben
  • Okunuşu: ayn-ray-hın

einreichen Almanca Türkçe cümleler

“einreichen” kelimesi Türkçe’de “teslim etmek, sunmak, resmi başvuru evrakı vermek, ibraz etmek” anlamına gelir. einreichen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.

einreichen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Cümle Ekle

15 örnek cümle

  1. Sie müssen alle erforderlichen Unterlagen bis Monatsende beim Amt einreichen.

    Gerekli tüm evrakları ay sonuna kadar resmi daireye teslim etmelisiniz.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Ich habe gestern meine Steuererklärung fristgerecht beim Finanzamt eingereicht.

    Dün vergi beyannamemi vergi dairesine süresi içinde teslim ettim.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Der Anwalt hat sofort Berufung gegen das Gerichtsurteil eingereicht.

    Avukat mahkeme kararına karşı derhal temyiz başvurusunda bulundu.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Vergessen Sie nicht, das ärztliche Attest innerhalb von drei Tagen beim Arbeitgeber einzureichen.

    Doktor raporunu üç gün içinde işverene teslim etmeyi unutmayınız.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Wir haben einen Förderantrag für unser Forschungsprojekt bei der EU eingereicht.

    Araştırma projemiz için AB'ye bir hibe ve destek başvurusu sunduk.

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Kann man diesen Antrag mittlerweile auch bequem online einreichen?

    Bu dilekçe artık internet üzerinden de kolayca verilebiliyor mu?

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Reichen Sie bitte eine Kopie Ihres Reisepasses zusammen mit dem Formular ein.

    Lütfen formla birlikte pasaportunuzun bir fotokopisini de teslim ediniz.

    Hata Bildir — 7. cümle
  8. Er hat seine Kündigung schriftlich bei der Personalabteilung eingereicht.

    İstifasını insan kaynakları departmanına yazılı olarak sundu.

    Hata Bildir — 8. cümle
  9. Die Frist zum Einreichen der Bewerbungsunterlagen endet am Freitag.

    Başvuru evraklarını teslim etme süresi cuma günü sona eriyor.

    Hata Bildir — 9. cümle
  10. Patienten müssen die Rechnungen bei der privaten Krankenkasse zur Erstattung einreichen.

    Hastalar geri ödeme almak için faturaları özel sağlık sigortasına ibraz etmelidir.

    Hata Bildir — 10. cümle
  11. Die Bürgerinitiative reichte eine Petition mit zehntausend Unterschriften im Landtag ein.

    Vatandaş girişimi eyalet parlamentosuna on bin imzalı bir dilekçe sundu.

    Hata Bildir — 11. cümle
  12. Haben Sie alle Nachweise über Ihr Einkommen vollständig eingereicht?

    Gelirinize dair tüm kanıtlayıcı belgeleri eksiksiz olarak teslim ettiniz mi?

    Hata Bildir — 12. cümle
  13. Der Architekt reichte die detaillierten Baupläne bei der Baubehörde ein.

    Mimar ayrıntılı inşaat planlarını imar müdürlüğüne sundu.

    Hata Bildir — 13. cümle
  14. Wenn Sie die Unterlagen unvollständig einreichen, verzögert sich die Bearbeitung.

    Evrakları eksik teslim ederseniz işlemlerin yapılması gecikir.

    Hata Bildir — 14. cümle
  15. Ich werde die Quittungen für die Reisekosten morgen in der Buchhaltung einreichen.

    Seyahat gideri makbuzlarını yarın muhasebeye teslim edeceğim.

    Hata Bildir — 15. cümle

Kelimenin tam sözlük kaydı

Soru-Cevap

“einreichen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.