Almanca'da der Staatspräsident ne demek? Türkçe çevirisi nedir?

der Staatspräsident

cumhurbaşkanı, devlet başkanı

  • Kelime türü: Nomen
  • Dil bilgisel cins: Maskulin
  • Okunuşu: [ˈʃtaːt͡spʁɛziˌdɛnt]

die Staatspräsidenten (çoğul)

cumhurbaşkanları, devlet başkanları (çoğ.)

Almanca "der Staatspräsident" kelimesinin Türkçe karşılığı "cumhurbaşkanı, devlet başkanı" demektir. "Staatspräsident" kelimesinin okunuşu "[ˈʃtaːt͡spʁɛziˌdɛnt]" biçimindedir. Kelime, Almanca dil bilgisinde "Nomen" olarak geçer. Staatspräsident kelimesinin dil bilgisel cinsi Maskulin olduğu için artikeli der olur. "Staatspräsident" kelimesinin Almanca çoğulu die Staatspräsidenten biçimindedir. Kelimenin geçtiği 5 örnek cümlenin tamamını ve Türkçe çevirilerini Staatspräsident ile Almanca cümleler sayfasında bulabilirsiniz.

Hata Bildir

Staatspräsident ile ilgili notlar

Almanya'nın kendi cumhurbaşkanı için 'der Bundespräsident', diğer cumhuriyetlerin devlet başkanları için ise genellikle 'der Staatspräsident' kullanılır (n-Deklination).

der Staatspräsident Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu

der Staatspräsident Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu
Hâl Singular Plural
Nominativ der Staatspräsident die Staatspräsidenten
Akkusativ den Staatspräsidenten die Staatspräsidenten
Dativ dem Staatspräsidenten den Staatspräsidenten
Genitiv des Staatspräsidenten der Staatspräsidenten

Almanca "Staatspräsident" Türkçe "cumhurbaşkanı, devlet başkanı" ile ilgili cümle örnekleri

  1. Der französische Staatspräsident empfing den deutschen Bundeskanzler am Mittag mit militärischen Ehren im Élysée-Palast in Paris.

    Fransa Cumhurbaşkanı öğle saatlerinde Almanya Federal Başbakanı'nı Paris'teki Élysée Sarayı'nda askeri törenle karşıladı.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Nach der Verfassung des Landes verfügt der direkt vom Volk gewählte Staatspräsident über weitreichende Vollmachten in der Außenpolitik.

    Ülkenin anayasasına göre doğrudan halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı dış politikada geniş yetkilere sahiptir.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Am Abend wandte sich der Staatspräsident in einer im Fernsehen übertragenen Ansprache an die Bevölkerung.

    Akşam saatlerinde cumhurbaşkanı televizyondan canlı yayımlanan bir konuşmayla halka seslendi.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Vor der Unterzeichnung des Handelsabkommens führten die beiden Staatspräsidenten ein vertrauliches Vier-Augen-Gespräch.

    Ticaret anlaşmasının imzalanmasından önce iki devlet başkanı baş başa gizli bir görüşme gerçekleştirdi.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Nach Ablauf seiner zweiten Amtszeit darf der amtierende Staatspräsident laut Gesetz nicht erneut zur Wahl antreten.

    İkinci görev süresinin dolmasının ardından mevcut cumhurbaşkanı yasaya göre yeniden seçime aday olamaz.

    Hata Bildir — 5. cümle

Soru-Cevap

“Staatspräsident” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.