Almanca'da der Lesesaal ne demek? Türkçe çevirisi nedir?

der Lesesaal

okuma salonu (kütüphanede sessiz çalışma alanı)

  • Kelime türü: Nomen
  • Dil bilgisel cins: Maskulin
  • Okunuşu: [ˈleːzəˌzaːl]

die Lesesäle (çoğul)

okuma salonları (çoğ.)

Almanca "der Lesesaal" kelimesinin Türkçe karşılığı "okuma salonu (kütüphanede sessiz çalışma alanı)" demektir. "Lesesaal" kelimesinin okunuşu "[ˈleːzəˌzaːl]" biçimindedir. Kelime, Almanca dil bilgisinde "Nomen" olarak geçer. Lesesaal kelimesinin dil bilgisel cinsi Maskulin olduğu için artikeli der olur. "Lesesaal" kelimesinin Almanca çoğulu die Lesesäle biçimindedir. Kelimenin geçtiği 5 örnek cümlenin tamamını ve Türkçe çevirilerini Lesesaal ile Almanca cümleler sayfasında bulabilirsiniz.

Hata Bildir

Lesesaal ile ilgili notlar

Kütüphanelerde sessizce kitap okunan ve ders çalışılan büyük salon ('im Lesesaal').

der Lesesaal Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu

der Lesesaal Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu
Hâl Singular Plural
Nominativ der Lesesaal die Lesesäle
Akkusativ den Lesesaal die Lesesäle
Dativ dem Lesesaal den Lesesälen
Genitiv des Lesesaals der Lesesäle

Almanca "Lesesaal" Türkçe "okuma salonu (kütüphanede sessiz çalışma alanı)" ile ilgili cümle örnekleri

  1. Im großen Lesesaal der Staatsbibliothek herrscht absolute Ruhe, damit sich alle Studierenden und Forschenden voll konzentrieren können.

    Devlet kütüphanesinin büyük okuma salonunda tüm öğrencilerin ve araştırmacıların tam odaklanabilmesi için mutlak bir sessizlik hakimdir.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Wertvolle historische Handschriften und alte Lexika dürfen nicht nach Hause ausgeliehen, sondern nur unter Aufsicht im Lesesaal eingesehen werden.

    Değerli tarihi el yazmaları ve eski ansiklopediler eve ödünç alınamaz, yalnızca gözetim altında okuma salonunda incelenebilir.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Während der Prüfungsphase am Semesterende sind fast alle Schreibtische im Lesesaal schon kurz nach der Öffnung um acht Uhr besetzt.

    Dönem sonundaki sınav haftasında okuma salonundaki neredeyse tüm çalışma masaları saat sekizdeki açılıştan hemen sonra dolar.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Bevor man den Lesesaal betritt, muss man seine Jacke und seinen Rucksack in einem verschließbaren Spind in der Garderobe einschließen.

    Okuma salonuna girmeden önce montu ve sırt çantasını vestiyerdeki kilitlenebilir bir dolaba koymak gerekir.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Jeder Arbeitsplatz im neu renovierten Lesesaal verfügt über eine eigene Leselampe und eine Steckdose für den Laptop.

    Yeni tadilattan geçen okuma salonundaki her çalışma masasında özel bir okuma lambası ve dizüstü bilgisayar için priz bulunmaktadır.

    Hata Bildir — 5. cümle

Soru-Cevap

“Lesesaal” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.