Almanca'da durchsetzungsstark ne demek? Türkçe çevirisi nedir?
durchsetzungsstark
sözünü geçiren, otoriter, tuttuğunu koparan, ağırlığını koyabilen
Almanca "durchsetzungsstark" kelimesinin Türkçe karşılığı "sözünü geçiren, otoriter, tuttuğunu koparan, ağırlığını koyabilen" demektir. "durchsetzungsstark" kelimesinin okunuşu "[ˈdʊʁçzɛt͡sʊŋsˌʃtaʁk]" biçimindedir. Kelime, Almanca dil bilgisinde "Adjektive" olarak geçer. Kelimenin geçtiği 7 örnek cümlenin tamamını ve Türkçe çevirilerini durchsetzungsstark ile Almanca cümleler sayfasında bulabilirsiniz.
durchsetzungsstark ile ilgili notlar
Almanca "durchsetzungsstark" Türkçe "sözünü geçiren, otoriter, tuttuğunu koparan, ağırlığını koyabilen" ile ilgili cümle örnekleri
-
Die neue Abteilungsleiterin ist fachlich brillant und im Verhandlungssaal ausgesprochen durchsetzungsstark.
Yeni departman müdürü hanım mesleki açıdan parlak olup müzakere masasında son derece sözünü geçiren biridir.
Hata Bildir — 1. cümle -
Um schwierige Reformen gegen starke Widerstände durchzusetzen, benötigt man einen durchsetzungsstarken Politiker.
Güçlü dirençlere karşı zorlu reformları kabul ettirebilmek için tuttuğunu koparan bir politikacıya ihtiyaç vardır.
Hata Bildir — 2. cümle -
Er vertrat die berechtigten Interessen der Belegschaft vor der Geschäftsführung sehr durchsetzungsstark.
Çalışanların haklı çıkarlarını şirket yönetimi önünde ağırlığını koyarak son derece güçlü şekilde savundu.
Hata Bildir — 3. cümle -
Man kann durchsetzungsstark sein, ohne dabei unhöflich, aggressiv oder arrogant aufzutreten.
Kaba, saldırgan veya kibirli bir tavır sergilemeksizin de ağırlığını koyabilen biri olunabilir.
Hata Bildir — 4. cümle -
Der erfahrene Anwalt handelte für seinen Mandanten mit durchsetzungsstarker Argumentation einen tollen Vergleich aus.
Deneyimli avukat, ağırlığını koyan sağlam argümanlarla müvekkili için harika bir uzlaşma kopardı.
Hata Bildir — 5. cümle -
In Krisenzeiten wünschen sich viele Bürger durchsetzungsstarke Persönlichkeiten an der Regierungsspitze.
Kriz dönemlerinde pek çok vatandaş hükümetin başında tuttuğunu koparan güçlü şahsiyetler görmek ister.
Hata Bildir — 6. cümle -
Sie lernte in Führungskräftetrainings, wie man als Frau in Männerdomänen durchsetzungsstärker auftritt.
Yönetici eğitimlerinde erkek egemen alanlarda bir kadın olarak ağırlığını nasıl daha güçlü koyacağını öğrendi.
Hata Bildir — 7. cümle
Soru-Cevap
“durchsetzungsstark” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar