Almanca "einschüchtern" ile ilgili cümle örnekleri
einschüchtern
gözdağı vermek, korkutmak, sindirmek
einschüchtern Almanca Türkçe cümleler
“einschüchtern” kelimesi Türkçe’de “gözdağı vermek, korkutmak, sindirmek” anlamına gelir. einschüchtern ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
einschüchtern ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
7 örnek cümle
-
Lass dich von seinen lauten Worten nicht einschüchtern.
Onun yüksek sesli sözlerinin seni sindirmesine izin verme.
Hata Bildir — 1. cümle -
Die Drohungen sollten die Zeugen vor Gericht einschüchtern.
Tehditler mahkemedeki tanıklara gözdağı vermeyi amaçlıyordu.
Hata Bildir — 2. cümle -
Sie ließ sich durch die strenge Prüferin nicht einschüchtern.
Sert sınav görevlisinden gözü korkmadı.
Hata Bildir — 3. cümle -
Ein starkes Team lässt sich von Rückschlägen nicht einschüchtern.
Güçlü bir takım aksilikler karşısında yılmaz.
Hata Bildir — 4. cümle -
Der Angeklagte versuchte, die Nachbarn einzuschüchtern.
Sanık komşularını korkutmaya çalıştı.
Hata Bildir — 5. cümle -
Sie sprach mutig und ließ sich nicht einschüchtern.
Cesurca konuştu ve sindirilmeyi kabul etmedi.
Hata Bildir — 6. cümle -
Große Herausforderungen dürfen uns nicht einschüchtern.
Büyük zorluklar gözümüzü korkutmamalı.
Hata Bildir — 7. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“einschüchtern” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar