Almanca "auslösen" ile ilgili cümle örnekleri
auslösen
tetiklemek, başlatmak, devreye sokmak (alarm); yol açmak
auslösen Almanca Türkçe cümleler
“auslösen” kelimesi Türkçe’de “tetiklemek, başlatmak, devreye sokmak (alarm); yol açmak” anlamına gelir. auslösen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
auslösen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
5 örnek cümle
-
Der aufsteigende Rauch im Dachgeschoss hat am frühen Morgen automatisch den Brandalarm in der Sicherheitszentrale ausgelöst.
Çatı katında yükselen duman sabahın erken saatlerinde güvenlik merkezindeki yangın alarmını otomatik olarak devreye soktu (tetikledi).
Hata Bildir — 1. cümle -
Schon kleine Erschütterungen durch Skifahrer abseits der gesicherten Pisten können im Frühjahr gefährliche Schneelawinen auslösen.
Güvenli pistlerin dışındaki kayakçıların yol açtığı küçük sarsıntılar bile ilkbaharda tehlikeli çığları tetikleyebilir.
Hata Bildir — 2. cümle -
Die unerwartete Ankündigung von Werksschließungen löste unter den Beschäftigten und Gewerkschaften heftige Proteste aus.
Fabrika kapatmalarının beklenmedik şekilde duyurulması çalışanlar ve sendikalar arasında şiddetli protestolara yol açtı.
Hata Bildir — 3. cümle -
Bestimmte Lebensmittel wie Erdnüsse, Milch oder Blütenpollen können bei empfindlichen Menschen starke allergische Reaktionen auslösen.
Yer fıstığı, süt veya çiçek poleni gibi belirli maddeler hassas kişilerde güçlü alerjik reaksiyonları tetikleyebilir.
Hata Bildir — 4. cümle -
Die Ermittler untersuchen derzeit, welcher technische Defekt den Kurzschluss im Verteilerkasten ausgelöst hat.
Soruşturmacılar şu anda dağıtım panosundaki kısa devreyi hangi teknik arızanın tetiklediğini araştırıyor.
Hata Bildir — 5. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“auslösen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar