Almanca "aufhalten" ile ilgili cümle örnekleri
aufhalten
durdurmak, alıkoymak, oyalamak; sich aufhalten: bulunmak
aufhalten Almanca Türkçe cümleler
“aufhalten” kelimesi Türkçe’de “durdurmak, alıkoymak, oyalamak; sich aufhalten: bulunmak” anlamına gelir. aufhalten ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
aufhalten ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
7 örnek cümle
-
Entschuldigen Sie bitte die Verspätung, ein dringendes Telefonat hat mich kurz aufgehalten.
Gecikme için lütfen kusura bakmayın, acil bir telefon görüşmesi beni kısaca alıkoydu.
Hata Bildir — 1. cümle -
Er hält sich derzeit geschäftlich für zwei Wochen in Berlin auf.
Kendisi şu sıralar iş gereği iki haftalığına Berlin'de bulunuyor.
Hata Bildir — 2. cümle -
Könntest du mir bitte kurz die schwere Eingangstür aufhalten?
Ağır giriş kapısını benim için kısaca açık tutabilir misin lütfen?
Hata Bildir — 3. cümle -
Lass dich nicht von kleinen Rückschlägen auf deinem Weg zum Erfolg aufhalten!
Başarıya giden yolunda küçük aksiliklerin seni durdurmasına izin verme!
Hata Bildir — 4. cümle -
Wir dürfen uns nicht länger mit unwichtigen Nebensächlichkeiten aufhalten.
Daha fazla önemsiz ayrıntılarla vakit kaybetmemeliyiz / oyalanmamalıyız.
Hata Bildir — 5. cümle -
Touristen dürfen sich ohne Visum bis zu neunzig Tage im Schengen-Raum aufhalten.
Turistler vizesiz olarak Schengen bölgesinde doksan güne kadar kalabilirler.
Hata Bildir — 6. cümle -
Halt den Dieb auf, er hat der Dame die Handtasche entrissen!
Hırsızı durdurun, kadının çantasını kapıp kaçtı!
Hata Bildir — 7. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“aufhalten” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar