Almanca'da das Schaufenster ne demek? Türkçe çevirisi nedir?

das Schaufenster

vitrin, mağaza vitrini

  • Kelime türü: Nomen
  • Dil bilgisel cins: Neutrum
  • Okunuşu: [ˈʃaʊ̯ˌfɛnstɐ]

die Schaufenster (çoğul)

vitrinler (çoğ.)

Almanca "das Schaufenster" kelimesinin Türkçe karşılığı "vitrin, mağaza vitrini" demektir. "Schaufenster" kelimesinin okunuşu "[ˈʃaʊ̯ˌfɛnstɐ]" biçimindedir. Kelime, Almanca dil bilgisinde "Nomen" olarak geçer. Schaufenster kelimesinin dil bilgisel cinsi Neutrum olduğu için artikeli das olur. "Schaufenster" kelimesinin Almanca çoğulu die Schaufenster biçimindedir. Kelimenin geçtiği 5 örnek cümlenin tamamını ve Türkçe çevirilerini Schaufenster ile Almanca cümleler sayfasında bulabilirsiniz.

Hata Bildir

Schaufenster ile ilgili notlar

Mağazaların sokağa bakan ve ürünlerin sergilendiği büyük cam bölümü ('Schaufensterbummel' = vitrin gezmesi).

Almanca "Schaufenster" Türkçe "vitrin, mağaza vitrini" ile ilgili cümle örnekleri

  1. <p>In der Vorweihnachtszeit sind die großen Schaufenster der Kaufhäuser in der Innenstadt festlich geschmückt und beleuchtet.</p>

    Noel öncesi dönemde şehir merkezindeki büyük mağazaların vitrinleri görkemli bir şekilde süslenir ve ışıklandırılır.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. <p>Sie blieb vor dem Schaufenster einer Buchhandlung stehen, weil ihr dort ein neuer historischer Roman sofort ins Auge fiel.</p>

    Oradaki yeni bir tarihi roman hemen gözüne çarptığı için bir kitapçının vitrininin önünde durdu.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. <p>Obwohl die Geschäfte am Sonntag geschlossen waren, machten viele Paare einen gemütlichen Bummel entlang der Schaufenster.</p>

    Pazar günü mağazalar kapalı olmasına rağmen pek çok çift vitrinlerin önünde keyifli bir yürüyüş yaptı.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. <p>Die Dekorateurin gestaltet das Schaufenster der Modeboutique zu Beginn jeder Jahreszeit komplett neu.</p>

    Dekoratör moda butiğinin vitrinini her mevsim başında baştan aşağı yeniden tasarlar.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. <p>Die Schuhe im Schaufenster gefielen ihm so gut, dass er sofort in den Laden ging, um nach seiner Größe zu fragen.</p>

    Vitrindeki ayakkabılar o kadar hoşuna gitti ki kendi numarasını sormak için hemen dükkana girdi.

    Hata Bildir — 5. cümle

Soru-Cevap

“Schaufenster” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.