Almanca'da die Lupe ne demek? Türkçe çevirisi nedir?
die Lupe
büyüteç
die Lupen (çoğul)
büyüteçler (çoğ.)
Almanca "die Lupe" kelimesinin Türkçe karşılığı "büyüteç" demektir. "Lupe" kelimesinin okunuşu "[ˈluːpə]" biçimindedir. Kelime, Almanca dil bilgisinde "Nomen" olarak geçer. Lupe kelimesinin dil bilgisel cinsi Feminin olduğu için artikeli die olur. "Lupe" kelimesinin Almanca çoğulu die Lupen biçimindedir. Kelimenin geçtiği 7 örnek cümlenin tamamını ve Türkçe çevirilerini Lupe ile Almanca cümleler sayfasında bulabilirsiniz.
Lupe ile ilgili notlar
die Lupe Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu
| Hâl | Singular | Plural |
|---|---|---|
| Nominativ | die Lupe | die Lupen |
| Akkusativ | die Lupe | die Lupen |
| Dativ | der Lupe | den Lupen |
| Genitiv | der Lupe | der Lupen |
Almanca "Lupe" Türkçe "büyüteç" ile ilgili cümle örnekleri
-
Mit einer Lupe in der Hand untersuchte der berühmte Detektiv Sherlock Holmes die verdächtigen Spuren am Boden.
Ünlü dedektif Sherlock Holmes elinde bir büyüteçle yerdeki şüpheli izleri inceledi.
Hata Bildir — 1. cümle -
Die Verbraucherschützer nahmen die intransparenten Verträge der Telefongesellschaften genau unter die Lupe.
Tüketici hakları savunucuları telefon şirketlerinin şeffaf olmayan sözleşmelerini titizlikle mercek altına aldılar.
Hata Bildir — 2. cümle -
Um die winzige Inschrift auf der antiken Silbermünze entziffern zu können, benötigte der Historiker eine starke Lupe.
Antika gümüş madeni paranın üzerindeki ufacık yazıyı çözebilmek için tarihçi güçlü bir büyütece ihtiyaç duydu.
Hata Bildir — 3. cümle -
Eine Leselupe mit ergonomischem Holzgriff erleichtert älteren Menschen das tägliche Zeitunglesen.
Ergonomik ahşap saplı bir okuma büyüteci yaşlı insanların günlük gazete okumasını kolaylaştırır.
Hata Bildir — 4. cümle -
Der Juwelier nutzte eine kleine Einschlaglupe, um die Reinheit des geschliffenen Diamanten zu prüfen.
Kuyumcu yontulmuş pırlantanın berraklığını kontrol etmek için küçük bir katlanır cep büyüteci kullandı.
Hata Bildir — 5. cümle -
Die Konvexlinse der Lupe bündelt parallel einfallende Lichtstrahlen genau im Brennpunkt.
Büyütecin dışbükey merceği paralel gelen ışık ışınlarını tam odak noktasında toplar.
Hata Bildir — 6. cümle -
Unter der Lupe offenbarte die scheinbar glatte Oberfläche des Stoffes eine grobe Faserstruktur.
Büyütecin altında kumaşın görünüşte pürüzsüz yüzeyi kaba bir lif yapısı sergiledi.
Hata Bildir — 7. cümle
Soru-Cevap
“Lupe” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar