Almanca'da die Lebensgefahr ne demek? Türkçe çevirisi nedir?

die Lebensgefahr

hayati tehlike, ölüm tehlikesi

  • Kelime türü: Nomen
  • Dil bilgisel cins: Feminin
  • Okunuşu: [ˈleːbn̩sɡəˌfaːɐ̯]

die Lebensgefahren (çoğul)

hayati tehlikeler (çoğ.)

Almanca "die Lebensgefahr" kelimesinin Türkçe karşılığı "hayati tehlike, ölüm tehlikesi" demektir. "Lebensgefahr" kelimesinin okunuşu "[ˈleːbn̩sɡəˌfaːɐ̯]" biçimindedir. Kelime, Almanca dil bilgisinde "Nomen" olarak geçer. Lebensgefahr kelimesinin dil bilgisel cinsi Feminin olduğu için artikeli die olur. "Lebensgefahr" kelimesinin Almanca çoğulu die Lebensgefahren biçimindedir. Kelimenin geçtiği 5 örnek cümlenin tamamını ve Türkçe çevirilerini Lebensgefahr ile Almanca cümleler sayfasında bulabilirsiniz.

Hata Bildir

Lebensgefahr ile ilgili notlar

Önemli kalıplar: 'in Lebensgefahr schweben' (hayati tehlikesi bulunmak), 'außer Lebensgefahr sein' (hayati tehlikeyi atlatmak).

die Lebensgefahr Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu

die Lebensgefahr Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu
Hâl Singular Plural
Nominativ die Lebensgefahr die Lebensgefahren
Akkusativ die Lebensgefahr die Lebensgefahren
Dativ der Lebensgefahr den Lebensgefahren
Genitiv der Lebensgefahr der Lebensgefahren

Almanca "Lebensgefahr" Türkçe "hayati tehlike, ölüm tehlikesi" ile ilgili cümle örnekleri

  1. Nach der erfolgreichen Notoperation im Krankenhaus teilten die Ärzte den Angehörigen erleichtert mit, dass der Patient nicht mehr in Lebensgefahr schwebt.

    Hastanedeki başarılı acil ameliyatın ardından doktorlar hasta yakınlarına hastanın artık hayati tehlikesinin bulunmadığını rahatlayarak bildirdiler.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Das Betreten der dünnen Eisfläche auf dem zugefrorenen See ist streng verboten, weil bei Tauwetter akute Lebensgefahr besteht.

    Donmuş gölün üzerindeki ince buz tabakasına çıkmak kesinlikle yasaktır; çünkü buzların çözüldüğü havalarda ani ölüm tehlikesi vardır.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Unter Einsatz ihres eigenen Lebens retteten die Feuerwehrleute die eingeschlossenen Bewohner aus akuter Lebensgefahr.

    İtfaiyeciler kendi hayatlarını ortaya koyarak mahsur kalan bina sakinlerini mutlak hayati tehlikeden kurtardılar.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. An Hochspannungsleitungen und Bahngleisen warnen gelbe Schilder mit einem Blitz ausdrücklich vor Lebensgefahr durch Stromschlag.

    Yüksek gerilim hatlarında ve tren raylarında üzerinde şimşek işareti bulunan sarı levhalar elektrik çarpması kaynaklı hayati tehlikeye karşı açıkça uyarır.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Bei dem schweren Verkehrsunfall auf der Bundesstraße wurden zwei Personen leicht verletzt, es bestand jedoch zu keiner Zeit Lebensgefahr.

    Devlet yolundaki ağır trafik kazasında iki kişi hafif yaralandı ancak hiçbir an hayati tehlike söz konusu olmadı.

    Hata Bildir — 5. cümle

Soru-Cevap

“Lebensgefahr” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.