Almanca'da die Fußgängerzone ne demek? Türkçe çevirisi nedir?

die Fußgängerzone

yaya bölgesi, trafiğe kapalı cadde/alan

  • Kelime türü: Nomen
  • Dil bilgisel cins: Feminin
  • Okunuşu: [ˈfuːsɡɛŋɐˌtsoːnə]

die Fußgängerzonen (çoğul)

yaya bölgeleri (çoğ.)

Almanca "die Fußgängerzone" kelimesinin Türkçe karşılığı "yaya bölgesi, trafiğe kapalı cadde/alan" demektir. "Fußgängerzone" kelimesinin okunuşu "[ˈfuːsɡɛŋɐˌtsoːnə]" biçimindedir. Kelime, Almanca dil bilgisinde "Nomen" olarak geçer. Fußgängerzone kelimesinin dil bilgisel cinsi Feminin olduğu için artikeli die olur. "Fußgängerzone" kelimesinin Almanca çoğulu die Fußgängerzonen biçimindedir. Kelimenin geçtiği 7 örnek cümlenin tamamını ve Türkçe çevirilerini Fußgängerzone ile Almanca cümleler sayfasında bulabilirsiniz.

Hata Bildir

Fußgängerzone ile ilgili notlar

Dişil isim (die Fußgängerzone, die Fußgängerzonen). Yalnızca yayaların kullanımına açık alışveriş bölgesi.

die Fußgängerzone Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu

die Fußgängerzone Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu
Hâl Singular Plural
Nominativ die Fußgängerzone die Fußgängerzonen
Akkusativ die Fußgängerzone die Fußgängerzonen
Dativ der Fußgängerzone den Fußgängerzonen
Genitiv der Fußgängerzone der Fußgängerzonen

Almanca "Fußgängerzone" Türkçe "yaya bölgesi, trafiğe kapalı cadde/alan" ile ilgili cümle örnekleri

  1. In der belebten Fußgängerzone reiht sich ein Modegeschäft an das nächste Fachgeschäft.

    Hareketli yaya bölgesinde bir moda mağazasını diğeri takip eder (mağazalar peş peşe sıralanır).

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Kraftfahrzeuge dürfen die Fußgängerzone nur in den frühen Morgenstunden zum Be- und Entladen befahren.

    Motorlu araçlar yaya bölgesine yalnızca sabahın erken saatlerinde mal indirme ve bindirme için girebilir.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Familien mit kleinen Kindern können in der Fußgängerzone völlig entspannt und gefahrlos spazieren gehen.

    Küçük çocuklu aileler yaya bölgesinde tamamen rahat ve tehlikesizce gezintiye çıkabilirler.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Straßenmusiker und Straßenkünstler sorgen in der Fußgängerzone für eine fröhliche und lebendige Atmosphäre.

    Sokak müzisyenleri ve sokak sanatçıları yaya bölgesinde neşeli ve canlı bir atmosfer sağlarlar.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Wer mit dem Fahrrad durch die Fußgängerzone fährt, muss laut Verkehrsordnung absteigen und schieben.

    Trafik kurallarına göre yaya bölgesinden bisikletle geçen kişi bisikletten inmeli ve itmelidir.

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Die Umwandlung der ehemaligen Hauptverkehrsstraße in eine Fußgängerzone belebte den städtischen Einzelhandel spürbar.

    Eski ana caddenin bir yaya bölgesine dönüştürülmesi şehir perakendesini hissedilir biçimde canlandırdı.

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Am verkaufsoffenen Sonntag drängten sich zehntausende Besucher durch die breite Fußgängerzone.

    Mağazaların açık olduğu pazar gününde on binlerce ziyaretçi geniş yaya bölgesine akın etti.

    Hata Bildir — 7. cümle

Soru-Cevap

“Fußgängerzone” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.