Almanca "Zufuhr" ile ilgili cümle örnekleri
die Zufuhr
besleme, tedarik, akış, sağlama (su, hava, enerji veya besin)
Zufuhr Almanca Türkçe cümleler
“Zufuhr” kelimesi Türkçe’de “besleme, tedarik, akış, sağlama (su, hava, enerji veya besin)” anlamına gelir. Zufuhr ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
Zufuhr ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
5 örnek cümle
-
Beim Anschluss der Waschmaschine muss man darauf achten, dass der Schlauch für die Zufuhr von frischem Wasser fest verschraubt ist.
Çamaşır makinesini bağlarken temiz su besleme hortumunun sıkıca vidalanmış olmasına dikkat edilmelidir.
Hata Bildir — 1. cümle -
Auf dem abgelegenen Berggipfel war die ausreichende Zufuhr von Löschwasser für die Feuerwehr die größte technische Herausforderung.
Ücra dağ zirvesinde yangın söndürme suyunun yeterli düzeyde sağlanması (beslenmesi) itfaiye için en büyük teknik zorluktu.
Hata Bildir — 2. cümle -
Durch das Schließen der schweren Brandschutztüren wird im Brandfall die Zufuhr von frischem Sauerstoff zu den Flammen unterbrochen.
Ağır yangın koruma kapılarının kapatılmasıyla yangın anında alevlere taze oksijen akışı kesilir.
Hata Bildir — 3. cümle -
Bei starkem Schwitzen im Hochsommer ist eine regelmäßige Zufuhr von Wasser und Mineralstoffen für den Körper lebenswichtig.
Yaz ortasında aşırı terleme durumunda vücuda düzenli su ve mineral alımı (takviyesi) hayati önem taşır.
Hata Bildir — 4. cümle -
Vor Beginn der Löscharbeiten stellten die Techniker der Stadtwerke im brennenden Haus sofort die Zufuhr von Gas und Strom ab.
Söndürme çalışmaları başlamadan önce belediye işletmesi teknisyenleri yanan evdeki gaz ve elektrik akışını derhal kestiler.
Hata Bildir — 5. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“Zufuhr” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar