Almanca "würzen" ile ilgili cümle örnekleri
würzen
baharatlamak, tatlandırmak, çeşnilendirmek
würzen Almanca Türkçe cümleler
“würzen” kelimesi Türkçe’de “baharatlamak, tatlandırmak, çeşnilendirmek” anlamına gelir. würzen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
würzen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
5 örnek cümle
-
<p>Die erfahrene Köchin würzt ihre Suppen immer mit frischen Kräutern, etwas Muskatnuss und Pfeffer.</p>
Deneyimli aşçı çorbalarını her zaman taze otlar, biraz muskat cevizi ve karabiberle tatlandırır.
Hata Bildir — 1. cümle -
<p>Probier bitte erst die Soße, bevor du das Essen auf deinem Teller noch einmal mit Salz würzt!</p>
Tabağındaki yemeğe tekrar tuz atmadan önce lütfen sosun tadına bir bak!
Hata Bildir — 2. cümle -
<p>Für das Grillfest hat er das Fleisch schon am Vorabend mit einer aromatischen Marinade kräftig gewürzt.</p>
Mangal partisi için eti daha önceki akşamdan aromatik bir marine sosuyla bolca baharatladı.
Hata Bildir — 3. cümle -
<p>In der indischen Küche werden Gerichte oft intensiv mit Kurkuma, Kreuzkümmel und Koriander gewürzt.</p>
Hint mutfağında yemekler sıklıkla zerdeçal, kimyon ve kişniş ile yoğun şekilde çeşnilendirilir.
Hata Bildir — 4. cümle -
<p>Wenn man mit frischen Kräutern würzt, benötigt man beim Kochen deutlich weniger Salz.</p>
Taze otlarla tatlandırma yapıldığında yemek pişirirken belirgin ölçüde daha az tuza ihtiyaç duyulur.
Hata Bildir — 5. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“würzen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar