Almanca "rühren" ile ilgili cümle örnekleri
rühren
karıştırmak (kaşıkla), çırpmak; duygulandırmak
rühren Almanca Türkçe cümleler
“rühren” kelimesi Türkçe’de “karıştırmak (kaşıkla), çırpmak; duygulandırmak” anlamına gelir. rühren ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
rühren ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
5 örnek cümle
-
<p>Beim Kochen von Milchreis oder Pudding muss man ständig mit dem Holzlöffel rühren, damit nichts anbrennt.</p>
Sütlaç veya puding pişirirken dibinin tutmaması için tahta kaşıkla sürekli karıştırmak gerekir.
Hata Bildir — 1. cümle -
<p>Sie rührte Butter, Zucker und vier Eier in einer großen Schüssel zu einem glatten Kuchenteig.</p>
Tereyağı, şeker ve dört yumurtayı büyük bir kasede pürüzsüz bir kek hamuru olana kadar çırptı.
Hata Bildir — 2. cümle -
<p>Die herzliche Abschiedsrede seiner langjährigen Kollegen rührte ihn am letzten Arbeitstag fast zu Tränen.</p>
Uzun yıllardır birlikte çalıştığı iş arkadaşlarının samimi veda konuşması son iş gününde onu neredeyse göz yaşlarına boğdu.
Hata Bildir — 3. cümle -
<p>Er gab zwei Löffel Kakao in die warme Milch und rührte kräftig um.</p>
Ilık süte iki kaşık kakao ekledi ve güçlüce karıştırdı.
Hata Bildir — 4. cümle -
<p>Aus Angst vor dem großen Hund wagte das Kind nicht, sich von der Stelle zu rühren.</p>
Büyük köpekten korktuğu için çocuk yerinden kıpırdamaya cesaret edemedi.
Hata Bildir — 5. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“rühren” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar