Almanca "fliehen" ile ilgili cümle örnekleri
fliehen
kaçmak, firar etmek, sığınmak
fliehen Almanca Türkçe cümleler
“fliehen” kelimesi Türkçe’de “kaçmak, firar etmek, sığınmak” anlamına gelir. fliehen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
fliehen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
5 örnek cümle
-
Nach dem Ausbruch des Feuers versuchte der mutmaßliche Brandstifter in der Dunkelheit zu Fuß ins Tal zu fliehen, wurde aber von der Polizei gestoppt.
Yangın çıktıktan sonra olası kundakçı karanlıkta yürüyerek vadiye kaçmaya çalıştı ancak polis tarafından durduruldu.
Hata Bildir — 1. cümle -
Als im Erdgeschoss dichter Rauch aufstieg, konnten alle Hausbewohner rechtzeitig über das Treppenhaus ins Freie fliehen.
Zemin katta yoğun duman yükseldiğinde tüm bina sakinleri merdiven boşluğundan zamanında açık havaya kaçabildiler.
Hata Bildir — 2. cümle -
Millionen Menschen weltweit müssen jedes Jahr vor Krieg, Gewalt oder Naturkatastrophen aus ihrer Heimat fliehen.
Dünya genelinde her yıl milyonlarca insan savaş, şiddet veya doğal afetler yüzünden memleketlerinden kaçmak (göç etmek) zorunda kalıyor.
Hata Bildir — 3. cümle -
An heißen Sommertagen fliehen viele Großstädter am Wochenende aus der stickigen Innenstadt an die kühlen Badeseen im Umland.
Sıcak yaz günlerinde pek çok büyükşehir sakini hafta sonu bunaltıcı şehir merkezinden kaçıp çevredeki serin yüzme göllerine gider.
Hata Bildir — 4. cümle -
Der Einbrecher floh nach dem Auslösen der Alarmanlage ohne Beute durch das aufgebrochene Kellerfenster.
Hırsız alarm sisteminin devreye girmesinin ardından hiçbir şey çalamadan kırdığı bodrum penceresinden kaçtı.
Hata Bildir — 5. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“fliehen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar