Almanca "anstellen" ile ilgili cümle örnekleri

anstellen

işe almak, sıraya girmek, çalıştırmak

  • Kelime türü: Verben
  • Okunuşu: an-şte-len

anstellen Almanca Türkçe cümleler

“anstellen” kelimesi Türkçe’de “işe almak, sıraya girmek, çalıştırmak” anlamına gelir. anstellen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.

anstellen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Cümle Ekle

23 örnek cümle

  1. Die Firma möchte neue Mitarbeiter anstellen.

    Şirket yeni çalışanlar işe almak istiyor.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Du musst dich an der Kasse anstellen.

    Kasada sıraya girmen gerekiyor.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Er hat die Maschine wieder angestellt.

    O, makineyi tekrar çalıştırdı.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Die Firma hat neue Mitarbeiter angestellt.

    Şirket yeni çalışanlar işe aldı.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Er wurde als Ingenieur angestellt.

    Mühendis olarak işe alındı.

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Wir wollen nächstes Jahr mehr Personal anstellen.

    Gelecek yıl daha fazla personel işe almak istiyoruz.

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Kannst du die Waschmaschine anstellen?

    Çamaşır makinesini çalıştırabilir misin?

    Hata Bildir — 7. cümle
  8. Sie hat sich hinten in der Schlange angestellt.

    Sıranın en arkasına geçti.

    Hata Bildir — 8. cümle
  9. Was hast du schon wieder angestellt?

    Yine ne yaptın?

    Hata Bildir — 9. cümle
  10. Ich habe den Fernseher angestellt, um die Nachrichten zu sehen.

    Haberleri izlemek için televizyonu açtım.

    Hata Bildir — 10. cümle
  11. Der Chef plant, zwei neue Assistenten anzustellen.

    Patron, iki yeni asistan işe almayı planlıyor.

    Hata Bildir — 11. cümle
  12. Die Kinder haben im Garten etwas angestellt.

    Çocuklar bahçede bir şeyler karıştırdı.

    Hata Bildir — 12. cümle
  13. Er hat sich angestellt, um ein Ticket zu kaufen.

    Bilet almak için sıraya girdi.

    Hata Bildir — 13. cümle
  14. Die Heizung wurde angestellt, weil es kalt war.

    Soğuk olduğu için ısıtıcı açıldı.

    Hata Bildir — 14. cümle
  15. Hast du schon jemanden für diese Position angestellt?

    Bu pozisyon için birini işe aldın mı?

    Hata Bildir — 15. cümle
  16. Er wurde angestellt, um das Projekt zu leiten.

    Proje yönetimi için işe alındı.

    Hata Bildir — 16. cümle
  17. Was würdest du an meiner Stelle anstellen?

    Benim yerimde olsaydın ne yapardın?

    Hata Bildir — 17. cümle
  18. Die Firma hat in diesem Jahr 20 neue Mitarbeiter angestellt.

    Şirket bu yıl 20 yeni çalışan işe aldı.

    Hata Bildir — 18. cümle
  19. Die Maschine wurde angestellt, um die Arbeit zu beschleunigen.

    İşi hızlandırmak için makine çalıştırıldı.

    Hata Bildir — 19. cümle
  20. Er hat sich angestellt, als ob er nichts wüsste.

    Hiçbir şey bilmiyormuş gibi davrandı.

    Hata Bildir — 20. cümle
  21. Wir müssen jemanden anstellen, der sich um die Buchhaltung kümmert.

    Muhasebeyle ilgilenecek birini işe almalıyız.

    Hata Bildir — 21. cümle
  22. Er hat etwas Dummes angestellt und sich entschuldigt.

    Aptalca bir şey yaptı ve özür diledi.

    Hata Bildir — 22. cümle
  23. Die Firma plant, zusätzliche Kräfte für das Projekt anzustellen.

    Şirket, proje için ek personel işe almayı planlıyor.

    Hata Bildir — 23. cümle

Kelimenin tam sözlük kaydı

Soru-Cevap

“anstellen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.