Almanca'da das Spülbecken ne demek? Türkçe çevirisi nedir?

das Spülbecken

evye, lavabo (mutfak lavabosu)

  • Kelime türü: Nomen
  • Dil bilgisel cins: Neutrum
  • Okunuşu: [ˈʃpyːlˌbɛkn̩]

die Spülbecken (çoğul)

evyeler, mutfak lavaboları (çoğ.)

Almanca "das Spülbecken" kelimesinin Türkçe karşılığı "evye, lavabo (mutfak lavabosu)" demektir. "Spülbecken" kelimesinin okunuşu "[ˈʃpyːlˌbɛkn̩]" biçimindedir. Kelime, Almanca dil bilgisinde "Nomen" olarak geçer. Spülbecken kelimesinin dil bilgisel cinsi Neutrum olduğu için artikeli das olur. "Spülbecken" kelimesinin Almanca çoğulu die Spülbecken biçimindedir. Kelimenin geçtiği 7 örnek cümlenin tamamını ve Türkçe çevirilerini Spülbecken ile Almanca cümleler sayfasında bulabilirsiniz.

Hata Bildir

Spülbecken ile ilgili notlar

Nötr isim: das Spülbecken, des Spülbeckens, Plural: die Spülbecken.

das Spülbecken Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu

das Spülbecken Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu
Hâl Singular Plural
Nominativ das Spülbecken die Spülbecken
Akkusativ das Spülbecken die Spülbecken
Dativ dem Spülbecken den Spülbecken
Genitiv des Spülbeckens der Spülbecken

Almanca "Spülbecken" Türkçe "evye, lavabo (mutfak lavabosu)" ile ilgili cümle örnekleri

  1. Stellen Sie die schmutzigen Tassen nicht in das Spülbecken, sondern räumen Sie sie in die Spülmaschine!

    Kirli fincanları evyenin içine yığmayınız, doğrudan bulaşık makinesine yerleştiriniz!

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Das moderne Spülbecken aus mattschwarzem Granit-Verbundstoff ist extrem kratzfest und hitzebeständig.

    Mat siyah granit kompozitten yapılmış modern evye çizilmeye ve sıcağa son derece dayanıklıdır.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Der Abfluss im Spülbecken war verstopft, sodass das Wasser nur noch sehr langsam ablief.

    Evyedeki gider tıkanmıştı, bu yüzden su sadece çok yavaş akıyordu.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Neben dem Spülbecken liegt ein weicher Schwamm und eine Flasche biologisches Spülmittel bereit.

    Evyenin yanında yumuşak bir sünger ve bir şişe organik bulaşık deterjanı hazır duruyor.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Der glänzende Wasserhahn über dem Spülbecken verfügt über eine herausziehbare Brause.

    Evyenin üzerindeki parlak su bataryası dışarı çekilebilir bir spreyli duş başlığına sahiptir.

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Reinigen Sie das Spülbecken regelmäßig mit Essigreiniger, um hartnäckige Kalkränder zu entfernen!

    İnatçı kireç lekelerini gidermek için evyeyi düzenli olarak sirkeli temizleyiciyle ovunuz!

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Ein großes doppeltes Spülbecken erleichtert das gleichzeitige Spülen und Abtropfen von Töpfen ungemein.

    Büyük çift gözlü bir evye, tencerelerin aynı anda yıkanmasını ve süzülmesini olağanüstü kolaylaştırır.

    Hata Bildir — 7. cümle

Soru-Cevap

“Spülbecken” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.