Almanca'da der Hörsaal ne demek? Türkçe çevirisi nedir?

der Hörsaal

amfi, konferans salonu (üniversitede büyük ders salonu)

  • Kelime türü: Nomen
  • Dil bilgisel cins: Maskulin
  • Okunuşu: [ˈhøːɐ̯ˌzaːl]

die Hörsäle (çoğul)

amfiler (çoğ.)

Almanca "der Hörsaal" kelimesinin Türkçe karşılığı "amfi, konferans salonu (üniversitede büyük ders salonu)" demektir. "Hörsaal" kelimesinin okunuşu "[ˈhøːɐ̯ˌzaːl]" biçimindedir. Kelime, Almanca dil bilgisinde "Nomen" olarak geçer. Hörsaal kelimesinin dil bilgisel cinsi Maskulin olduğu için artikeli der olur. "Hörsaal" kelimesinin Almanca çoğulu die Hörsäle biçimindedir. Kelimenin geçtiği 5 örnek cümlenin tamamını ve Türkçe çevirilerini Hörsaal ile Almanca cümleler sayfasında bulabilirsiniz.

Hata Bildir

Hörsaal ile ilgili notlar

Üniversitelerde basamaklı oturma düzenine sahip büyük derslik ('im Hörsaal'). En büyük amfiye 'das Audimax' denir.

der Hörsaal Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu

der Hörsaal Nominativ, Akkusativ, Dativ, Genitiv tablosu
Hâl Singular Plural
Nominativ der Hörsaal die Hörsäle
Akkusativ den Hörsaal die Hörsäle
Dativ dem Hörsaal den Hörsälen
Genitiv des Hörsaals der Hörsäle

Almanca "Hörsaal" Türkçe "amfi, konferans salonu (üniversitede büyük ders salonu)" ile ilgili cümle örnekleri

  1. Zur Einführungsvorlesung für Betriebswirtschaftslehre war der größte Hörsaal der Universität mit über sechshundert Studierenden bis auf den letzten Platz gefüllt.

    İşletme bölümünün giriş dersinde üniversitenin en büyük amfisi altı yüzden fazla öğrenciyle son koltuğuna kadar dolmuştu.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Wenn der Professor nach seiner Ausführung eine Frage beantwortet hat, klopfen die Studierenden im Hörsaal traditionell mit der Faust auf die Holztische.

    Profesör anlatımının ardından bir soruyu yanıtladığında amfideki öğrenciler geleneksel olarak yumruklarıyla ahşap sıralara vurarak teşekkür ederler.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Dank der modernen Mikrofonanlage und der großen Leinwand kann man der Vorlesung auch aus der letzten Reihe im Hörsaal gut folgen.

    Modern mikrofon sistemi ve büyük projeksiyon perdesi sayesinde amfideki en arka sıradan bile ders rahatça takip edilebiliyor.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Am Abend finden im großen Hörsaal des Hauptgebäudes regelmäßig öffentliche Vorträge für interessierte Bürger statt.

    Akşamları ana binadaki büyük amfide ilgi duyan vatandaşlar için düzenli olarak halka açık konferanslar gerçekleştirilir.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Die ansteigenden Sitzreihen im Hörsaal sorgen dafür, dass jeder Studierende freie Sicht auf die Tafel hat.

    Amfideki yükselen basamaklı koltuk sıraları her öğrencinin tahtayı engelsiz bir şekilde görmesini sağlar.

    Hata Bildir — 5. cümle

Soru-Cevap

“Hörsaal” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.