Steckdose kelimesi Türkçe'de "priz" anlamına gelmektedir. Steckdose ile ilgili cümle örneklerini Almanca Türkçe olarak bulabilirsiniz. Almanca A1, A2, B1, B2, C1, C2 dil seviyelerine göre Steckdose cümle örnekleri de yine burada verilmektedir.
Stecken Sie das Ladekabel bitte in die nächste freie Steckdose.
Lütfen şarj kablosunu en yakın boş prize takınız.
In unserem Hotelzimmer gibt es leider nur zwei Steckdosen am Schreibtisch.
Otel odamızda maalesef çalışma masasının yanında sadece iki priz var.
Aus Sicherheitsgründen sollte man kindersichere Steckdosen im Haus anbringen.
Güvenlik gerekçesiyle evde çocuk korumalı prizler monte edilmelidir.
Die Steckdose im Badezimmer hat eine praktische Schutzklappe gegen Feuchtigkeit.
Banyodaki prizin neme karşı pratik bir koruma kapağı vardır.
Funktioniert diese Steckdose oder ist vielleicht die Sicherung herausgesprungen?
Bu priz çalışıyor mu yoksa sigorta mı attı?
Wir brauchen eine Mehrfachsteckdose für den Fernseher und die Spielkonsole.
Televizyon ve oyun konsolu için çoklu bir prize ihtiyacımız var.
Fassen Sie niemals mit feuchten Händen an eine Steckdose!
Islak ellerle asla bir prize dokunmayınız!