Almanca "sondern" ile ilgili cümle örnekleri

sondern

fakat, bilakis, aksine

  • Kelime türü: Konjunktion
  • Okunuşu: zon-darn

sondern Almanca Türkçe cümleler

“sondern” kelimesi Türkçe’de “fakat, bilakis, aksine” anlamına gelir. sondern ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.

sondern ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Cümle Ekle

18 örnek cümle

  1. Er ist nicht Lehrer, sondern Ingenieur.

    O, öğretmen değil, bilakis mühendistir.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Ich möchte nicht schwimmen, sondern spazieren gehen.

    Yüzmek istemiyorum, aksine yürüyüş yapmak istiyorum.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Sie hat nicht geweint, sondern gelacht.

    Ağlamadı, aksine güldü.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Ich trinke keinen Kaffee, sondern Tee.

    Kahve değil, çay içiyorum.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Er spricht nicht Englisch, sondern Deutsch.

    İngilizce değil, Almanca konuşuyor.

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Sie ist nicht traurig, sondern glücklich.

    Üzgün değil, mutlu.

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Wir fahren nicht mit dem Bus, sondern mit dem Auto.

    Otobüsle değil, arabayla gidiyoruz.

    Hata Bildir — 7. cümle
  8. Das ist nicht mein Buch, sondern deins.

    Bu benim kitabım değil, seninki.

    Hata Bildir — 8. cümle
  9. Ich gehe nicht ins Kino, sondern ins Theater.

    Sinemaya değil, tiyatroya gidiyorum.

    Hata Bildir — 9. cümle
  10. Er arbeitet nicht heute, sondern morgen.

    Bugün değil, yarın çalışıyor.

    Hata Bildir — 10. cümle
  11. Sie liest nicht Romane, sondern Gedichte.

    Roman değil, şiir okuyor.

    Hata Bildir — 11. cümle
  12. Wir wohnen nicht in der Stadt, sondern auf dem Land.

    Şehirde değil, kırsalda yaşıyoruz.

    Hata Bildir — 12. cümle
  13. Ich möchte nicht Pizza, sondern Pasta essen.

    Pizza değil, makarna yemek istiyorum.

    Hata Bildir — 13. cümle
  14. Das Wetter ist nicht warm, sondern kalt.

    Hava sıcak değil, soğuk.

    Hata Bildir — 14. cümle
  15. Sie ist nicht nur intelligent, sondern auch kreativ.

    Sadece zeki değil, aynı zamanda yaratıcı.

    Hata Bildir — 15. cümle
  16. Er fährt nicht mit dem Fahrrad, sondern geht zu Fuß.

    Bisikletle değil, yürüyerek gidiyor.

    Hata Bildir — 16. cümle
  17. Ich habe nicht nur einen Hund, sondern auch eine Katze.

    Sadece bir köpeğim değil, bir de kedim var.

    Hata Bildir — 17. cümle
  18. Das Problem ist nicht einfach, sondern kompliziert.

    Sorun basit değil, karmaşık.

    Hata Bildir — 18. cümle

Kelimenin tam sözlük kaydı

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.

Cümle ekle