Almanca "scharf" ile ilgili cümle örnekleri
scharf
acılı (baharatlı), keskin, net, belirgin
scharf Almanca Türkçe cümleler
“scharf” kelimesi Türkçe’de “acılı (baharatlı), keskin, net, belirgin” anlamına gelir. scharf ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
scharf ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
7 örnek cümle
-
Die traditionelle thailändische Suppe war mit frischen Chilischoten feurig scharf gewürzt.
Geleneksel Tayland çorbası taze acı biberlerle alev alev acılı baharatlanmıştı.
Hata Bildir — 1. cümle -
Pass gut auf deine Finger auf, dieses japanische Küchenmesser ist rasiermesserscharf geschliffen!
Parmaklarına çok dikkat et, bu Japon mutfak bıçağı ustura gibi keskin bilenmiştir!
Hata Bildir — 2. cümle -
Die moderne Kamera stellt das Motiv im Vordergrund gestochen scharf dar.
Modern kamera ön plandaki nesneyi jilet gibi net ve keskin gösterir.
Hata Bildir — 3. cümle -
Die Opposition übte scharfe Kritik an der unüberlegten Steuerreform der Regierung.
Muhalefet hükümetin düşüncesiz vergi reformuna keskin eleştiriler yöneltti.
Hata Bildir — 4. cümle -
Ein scharfer Ostwind wehte unbarmherzig über die weiten verschneiten Felder.
Geniş karlı tarlaların üzerinden merhametsizce keskin bir doğu rüzgarı esiyordu.
Hata Bildir — 5. cümle -
Er verträgt kein scharfes Essen, da sein Magen sofort empfindlich darauf reagiert.
Midesi hemen hassas tepki verdiği için acılı yemekleri kaldıramaz.
Hata Bildir — 6. cümle -
Aus der Diskussion entwickelte sich nach wenigen Minuten ein scharfer Wortwechsel.
Tartışmadan birkaç dakika sonra sert/keskin bir söz düellosu gelişti.
Hata Bildir — 7. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“scharf” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar