Almanca "rufen" ile ilgili cümle örnekleri

rufen

çağırmak, seslenmek

  • Kelime türü: Verben
  • Okunuşu: ru-fın

rufen Almanca Türkçe cümleler

“rufen” kelimesi Türkçe’de “çağırmak, seslenmek” anlamına gelir. rufen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.

rufen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Cümle Ekle

18 örnek cümle

  1. Ich rufe meinen Hund im Garten.

    Bahçede köpeğime sesleniyorum.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Er ruft laut nach seiner Schwester.

    O, kız kardeşine yüksek sesle sesleniyor.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Wir rufen ein Taxi für die Gäste.

    Misafirler için bir taksi çağırıyoruz.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Ich rufe meinen Freund jeden Abend an.

    Her akşam arkadaşıma telefon ederim.

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Kannst du den Hund rufen?

    Köpeği çağırabilir misin?

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Er rief laut nach Hilfe.

    Yüksek sesle yardım çağırdı.

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Wir rufen den Kellner, um die Rechnung zu bekommen.

    Hesabı almak için garsonu çağırıyoruz.

    Hata Bildir — 7. cümle
  8. Die Mutter ruft ihre Kinder zum Abendessen.

    Anne çocuklarını akşam yemeğine çağırıyor.

    Hata Bildir — 8. cümle
  9. Ich rufe dich morgen zurück.

    Seni yarın geri ararım.

    Hata Bildir — 9. cümle
  10. Er hat laut in den Wald gerufen.

    Ormana yüksek sesle bağırdı.

    Hata Bildir — 10. cümle
  11. Warum rufst du mich mitten in der Nacht an?

    Neden beni gece yarısı arıyorsun?

    Hata Bildir — 11. cümle
  12. Die Kinder riefen fröhlich im Park.

    Çocuklar parkta neşeyle bağırdı.

    Hata Bildir — 12. cümle
  13. Hast du schon den Notdienst gerufen?

    Acil servisi çağırdın mı?

    Hata Bildir — 13. cümle
  14. Wir rufen die Polizei, wenn es Probleme gibt.

    Bir sorun olduğunda polisi ararız.

    Hata Bildir — 14. cümle
  15. Er ruft seinen Bruder, um ihm zu helfen.

    O, yardım etmesi için kardeşini çağırıyor.

    Hata Bildir — 15. cümle
  16. Rufen Sie mich bitte später an.

    Lütfen beni daha sonra arayın.

    Hata Bildir — 16. cümle
  17. Die Lehrerin ruft die Namen der Schüler.

    Öğretmen öğrencilerin isimlerini sesleniyor.

    Hata Bildir — 17. cümle
  18. Wenn du Hilfe brauchst, ruf einfach!

    Eğer yardıma ihtiyacın olursa, sadece çağır!

    Hata Bildir — 18. cümle

Kelimenin tam sözlük kaydı

Soru-Cevap

“rufen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.