Almanca "Pinsel" ile ilgili cümle örnekleri
der Pinsel
boya fırçası, fırça
Pinsel Almanca Türkçe cümleler
“Pinsel” kelimesi Türkçe’de “boya fırçası, fırça” anlamına gelir. Pinsel ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
Pinsel ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
7 örnek cümle
-
Der Maler tunkte den breiten Pinsel in die weiße Wandfarbe und strich gleichmäßig über die Wand.
Boyacı geniş fırçayı beyaz duvar boyasına daldırdı ve duvarın üzerine eşit şekilde sürdü.
Hata Bildir — 1. cümle -
Für detailreiche Aquarellbilder benötigt man besonders feine Pinsel mit weichen Haaren.
Ayrıntılı suluboya resimleri için özellikle yumuşak kıllı çok ince fırçalara ihtiyaç duyulur.
Hata Bildir — 2. cümle -
Nach dem Streichen muss man den Pinsel gründlich mit warmem Wasser oder Terpentin auswaschen.
Boyama yaptıktan sonra fırça ılık su veya neft yağı/tiner ile iyice yıkanmalıdır.
Hata Bildir — 3. cümle -
Die Künstlerin führte den Pinsel mit erstaunlicher Leichtigkeit über die weiße Leinwand.
Sanatçı fırçayı beyaz tuval üzerinde şaşırtıcı bir hafiflikle gezdirdi.
Hata Bildir — 4. cümle -
In seinem Malerkasten bewahrt er ein ganzes Set unterschiedlicher Pinsel auf.
Boya kutusunda farklı fırçalardan oluşan koca bir set muhafaza ediyor.
Hata Bildir — 5. cümle -
Für das Auftragen von Kleister beim Tapezieren verwendet man einen speziellen breiten Pinsel.
Duvar kağıdı yapıştırıcısı sürerken özel geniş bir yapıştırıcı fırçası kullanılır.
Hata Bildir — 6. cümle -
Der Pinsel verlor beim Lackieren leider einige Haare, die auf dem frischen Lack kleben blieben.
Cila yaparken maalesef fırçadan birkaç kıl döküldü ve taze cilanın üzerinde yapışıp kaldı.
Hata Bildir — 7. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“Pinsel” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar