erschrecken kelimesi Türkçe'de "korkmak, ürkmek, korkutmak" anlamına gelmektedir. erschrecken ile ilgili cümle örneklerini Almanca Türkçe olarak bulabilirsiniz. Almanca A1, A2, B1, B2, C1, C2 dil seviyelerine göre erschrecken cümle örnekleri de yine burada verilmektedir.
Ich bin über den lauten Donner furchtbar erschrocken.
Yüksek sesli gök gürültüsünden korkunç derecede korktum.
Mach das bitte nie wieder, du hast mich zu Tode erschreckt!
Lütfen bunu bir daha asla yapma, beni ölümüne korkuttun!
Erschrick bitte nicht, ich bin es nur.
Lütfen korkma, sadece benim.
Das kleine Kind erschrak vor dem großen Hund auf der Straße.
Küçük çocuk sokaktaki büyük köpekten çok korktu.
Die Nachricht von dem plötzlichen Unfall hat uns alle tief erschreckt.
Ani kaza haberi hepimizi derinden sarstı ve korkuttu.
Sie erschrickt jedes Mal, wenn das Telefon unerwartet klingelt.
Telefon beklenmedik bir anda çaldığında her seferinde ürker.
Die plötzliche Preiserhöhung hat viele Verbraucher erschreckt.
Ani fiyat artışı birçok tüketiciyi telaşlandırdı ve korkuttu.
Er war so erschrocken, dass er für einen Moment kein Wort herausbrachte.
O kadar korkmuştu ki bir an için ağzından tek bir kelime çıkmadı.
Wir wollten ihn mit einer Überraschungsparty überraschen, nicht erschrecken.
Onu sürpriz bir partiyle sevindirmek istedik, korkutmak değil.
Als die Katze plötzlich aus dem Gebüsch sprang, erschrak ich gewaltig.
Kedi aniden çalıların arasından fırlayınca fena halde irkildim.
Lassen Sie sich von den bürokratischen Hürden in Deutschland nicht erschrecken.
Almanya'daki bürokratik engellerin sizi korkutmasına izin vermeyin.
Das laute Hupen des Autos hat die Fußgänger auf dem Zebrastreifen erschreckt.
Aracın yüksek korna sesi yaya geçidindeki yayaları ürküttü.
Sie erschrak über ihren eigenen Mut, als sie dem Chef widersprach.
Müdüre karşı çıktığında kendi cesaretine kendisi de şaşırdı ve ürktü.
Niemand wollte die Kinder mit den Schauergeschichten erschrecken.
Kimse çocukları korku hikayeleriyle korkutmak istemedi.
Ich bin gestern Nacht aufgewacht und habe mich vor einem Schatten erschrocken.
Dün gece uyandım ve odadaki bir gölgeden çok korktum.