Almanca "drücken" ile ilgili cümle örnekleri
drücken
basmak (buton/tuş), sıkmak, sarılmak
drücken Almanca Türkçe cümleler
“drücken” kelimesi Türkçe’de “basmak (buton/tuş), sıkmak, sarılmak” anlamına gelir. drücken ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
drücken ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
7 örnek cümle
-
Drücken Sie bitte die grüne Taste am Automaten, um das Ticket zu drucken.
Bileti basmak için lütfen otomattaki yeşil tuşa basınız.
Hata Bildir — 1. cümle -
Die Mutter drückte ihr weinendes Kind tröstend an ihre Brust.
Anne ağlayan çocuğunu teselli ederek bağrına bastı / sarıldı.
Hata Bildir — 2. cümle -
Ich drücke dir für die morgige Führerscheinprüfung ganz fest die Daumen!
Yarınki ehliyet sınavında senin için şans diliyorum / parmaklarımı kenetliyorum!
Hata Bildir — 3. cümle -
Diese neuen Schuhe drücken mich ganz fürchterlich an den Zehen.
Bu yeni ayakkabılar parmaklarımı feci şekilde sıkıyor.
Hata Bildir — 4. cümle -
Er drückte auf den Klingelknopf, aber niemand öffnete die Tür.
Zil butonuna bastı ama kimse kapıyı açmadı.
Hata Bildir — 5. cümle -
Drücken Sie die Tür fest zu, damit das Schloss einschnappt!
Kilidin oturması için kapıyı sıkıca bastırıp kapatınız!
Hata Bildir — 6. cümle -
Die hohe Inflation drückt spürbar auf die Kaufkraft der Bürger.
Yüksek enflasyon vatandaşın alım gücünü belirgin biçimde baskılıyor.
Hata Bildir — 7. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“drücken” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar