beantworten kelimesi Türkçe'de "cevaplamak, yanıtlamak, yanıt vermek" anlamına gelmektedir. beantworten ile ilgili cümle örneklerini Almanca Türkçe olarak bulabilirsiniz. Almanca A1, A2, B1, B2, C1, C2 dil seviyelerine göre beantworten cümle örnekleri de yine burada verilmektedir.
Ich werde Ihre E-Mail so schnell wie möglich beantworten.
E-postanızı mümkün olan en kısa sürede yanıtlayacağım.
Der Sachbearbeiter konnte alle meine Fragen zur Einbürgerung präzise beantworten.
Memur vatandaşlığa geçişle ilgili tüm sorularımı net bir şekilde yanıtlayabildi.
Haben Sie die Prüfungsfragen innerhalb der vorgegebenen Zeit beantwortet?
Sınav sorularını verilen süre içinde cevapladınız mı?
Er weigerte sich höflich, die persönlichen Fragen der Journalisten zu beantworten.
Gazetecilerin kişisel sorularını nazikçe yanıtlamayı reddetti.
Bitte beantworten Sie den Brief innerhalb von zwei Wochen.
Lütfen mektubu iki hafta içinde yanıtlayınız.
Der Kundendienst beantwortet Kundenanfragen rund um die Uhr.
Müşteri hizmetleri müşteri taleplerini günün her saati yanıtlamaktadır.
Können Sie mir diese dringende Frage bitte sofort beantworten?
Bu acil sorumu lütfen hemen yanıtlayabilir misiniz?
Er hat auf die Beschwerde der Kunden noch nicht geantwortet.
Müşterilerin şikayetine henüz yanıt vermedi.
In der mündlichen Prüfung müssen Sie mindestens drei Fragen ausführlich beantworten.
Sözlü sınavda en az üç soruyu ayrıntılı olarak yanıtlamalısınız.
Die Behörde hat meinen schriftlichen Antrag bisher nicht beantwortet.
Resmi makam yazılı başvuruma şu ana kadar cevap vermedi.
Wir beantworten gerne all Ihre Fragen zu unserem neuen Studienprogramm.
Yeni eğitim programımızla ilgili tüm sorularınızı memnuniyetle yanıtlarız.
Auf welche Fragen hast du im Vorstellungsgespräch am besten geantwortet?
İş görüşmesinde en iyi hangi soruları yanıtladın?
Diese schwierige juristische Frage kann nur ein Fachanwalt beantworten.
Bu zor hukuki soruyu yalnızca bir uzman avukat yanıtlayabilir.
Der Minister beantwortete die kritischen Fragen der Abgeordneten im Parlament.
Bakan milletvekillerinin parlamentodaki eleştirel sorularını yanıtladı.
Ich habe vergessen, die Einladung zur Geburtstagsfeier zu beantworten.
Doğum günü partisi davetini yanıtlamayı unuttum.