Almanca "aber" ile ilgili cümle örnekleri
aber
ama, fakat, ancak
aber Almanca Türkçe cümleler
“aber” kelimesi Türkçe’de “ama, fakat, ancak” anlamına gelir. aber ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
aber ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
18 örnek cümle
-
Ich möchte gehen, aber es regnet.
Gitmek istiyorum ama yağmur yağıyor.
Hata Bildir — 1. cümle -
Er hat viel gelernt, aber die Prüfung war schwierig.
Çok çalıştı, fakat sınav zordu.
Hata Bildir — 2. cümle -
Sie ist müde, aber sie arbeitet weiter.
Yorgun, ancak çalışmaya devam ediyor.
Hata Bildir — 3. cümle -
Ich möchte ins Kino gehen, aber ich habe keine Zeit.
Sinemaya gitmek istiyorum, ama zamanım yok.
Hata Bildir — 4. cümle -
Er ist müde, aber er arbeitet trotzdem weiter.
Yorgun, ama yine de çalışmaya devam ediyor.
Hata Bildir — 5. cümle -
Das Essen ist lecker, aber etwas zu scharf.
Yemek lezzetli, ama biraz fazla acı.
Hata Bildir — 6. cümle -
Sie ist freundlich, aber manchmal auch streng.
Nazik, ama bazen de sert.
Hata Bildir — 7. cümle -
Ich habe viele Bücher, aber ich lese selten.
Birçok kitabım var, ama nadiren okuyorum.
Hata Bildir — 8. cümle -
Er wollte kommen, aber er war krank.
Gelmek istedi, ama hastaydı.
Hata Bildir — 9. cümle -
Es regnet, aber wir gehen trotzdem spazieren.
Yağmur yağıyor, ama yine de yürüyüşe gidiyoruz.
Hata Bildir — 10. cümle -
Sie ist jung, aber sehr klug.
Genç, ama çok akıllı.
Hata Bildir — 11. cümle -
Ich habe Hunger, aber nichts im Kühlschrank.
Açım, ama buzdolabında hiçbir şey yok.
Hata Bildir — 12. cümle -
Der Film war lang, aber sehr spannend.
Film uzundu, ama çok heyecan vericiydi.
Hata Bildir — 13. cümle -
Wir wollten reisen, aber das Wetter war schlecht.
Seyahat etmek istiyorduk, ama hava kötüydü.
Hata Bildir — 14. cümle -
Er spricht gut Deutsch, aber er macht noch Fehler.
İyi Almanca konuşuyor, ama hâlâ hatalar yapıyor.
Hata Bildir — 15. cümle -
Ich mag Schokolade, aber ich esse sie selten.
Çikolatayı severim, ama nadiren yerim.
Hata Bildir — 16. cümle -
Sie hat viel gelernt, aber die Prüfung war schwer.
Çok çalıştı, ama sınav zordu.
Hata Bildir — 17. cümle -
Ich will kommen, aber ich muss arbeiten.
Gelmek istiyorum, ama çalışmak zorundayım.
Hata Bildir — 18. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“aber” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar