Almanca "Abendessen" ile ilgili cümle örnekleri
das Abendessen
akşam yemeği
Abendessen Almanca Türkçe cümleler
“Abendessen” kelimesi Türkçe’de “akşam yemeği” anlamına gelir. Abendessen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
Abendessen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
7 örnek cümle
-
Um neunzehn Uhr versammelt sich die ganze Familie am großen Tisch zum warmen Abendessen.
Saat on dokuzda bütün aile sıcak akşam yemeği için büyük masanın etrafında toplanır.
Hata Bildir — 1. cümle -
In Deutschland besteht das traditionelle Abendessen oft aus Vollkornbrot, Käse und Schinken.
Almanya'da geleneksel akşam yemeği genellikle tam tahıllı ekmek, peynir ve soğuk etlerden oluşur.
Hata Bildir — 2. cümle -
Ich lade dich heute Abend herzlich zu einem romantischen Abendessen bei Kerzenschein ein.
Seni bu akşam mum ışığında romantik bir akşam yemeğine içtenlikle davet ediyorum.
Hata Bildir — 3. cümle -
Ein leichtes Abendessen ohne schwere Fette fördert einen ungestörten und erholsamen Schlaf.
Ağır yağlar içermeyen hafif bir akşam yemeği deliksiz ve dinlendirici bir uykuyu destekler.
Hata Bildir — 4. cümle -
Was möchten die Kinder heute Abend zubereitet haben: Nudeln mit Tomatensoße oder Pizza?
Çocuklar bu akşam ne pişirilmesini isterler: domates soslu makarna mı yoksa pizza mı?
Hata Bildir — 5. cümle -
Nach dem langen Spaziergang freuten sich alle auf eine heiße Suppe zum Abendessen.
Uzun yürüyüşün ardından herkes akşam yemeğinde sıcak bir çorba içmeyi dört gözle bekledi.
Hata Bildir — 6. cümle -
Er bedankte sich bei den Gastgebern für die freundliche Einladung und das vorzügliche Abendessen.
Ev sahiplerine nazik davetleri ve nefis akşam yemeği için teşekkür etti.
Hata Bildir — 7. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“Abendessen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar