Almanca "treffen" ile ilgili cümle örnekleri
treffen
buluşmak, karşılaşmak, rastlamak, vurmak, isabet etmek
treffen Almanca Türkçe cümleler
“treffen” kelimesi Türkçe’de “buluşmak, karşılaşmak, rastlamak, vurmak, isabet etmek” anlamına gelir. treffen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
treffen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
20 örnek cümle
-
Wir treffen uns morgen im Café.
Yarın kafede buluşuyoruz.
Hata Bildir — 1. cümle -
Ich habe zufällig meinen alten Freund getroffen.
Eski arkadaşıma tesadüfen rastladım.
Hata Bildir — 2. cümle -
Der Ball traf ihn am Kopf.
Top kafasına isabet etti.
Hata Bildir — 3. cümle -
Ich treffe meine Freunde jeden Samstag.
Her cumartesi arkadaşlarımla buluşuyorum.
Hata Bildir — 4. cümle -
Wir treffen uns um 18 Uhr vor dem Kino.
Saat 18'de sinemanın önünde buluşuyoruz.
Hata Bildir — 5. cümle -
Triffst du dich heute mit deiner Schwester?
Bugün kız kardeşinle buluşuyor musun?
Hata Bildir — 6. cümle -
Er trifft oft alte Bekannte in der Stadt.
Şehirde sık sık eski tanıdıklarına rastlıyor.
Hata Bildir — 7. cümle -
Sie trifft eine Entscheidung für ihre Zukunft.
Geleceği için bir karar veriyor.
Hata Bildir — 8. cümle -
Habt ihr euch gestern im Park getroffen?
Dün parkta buluştunuz mu?
Hata Bildir — 9. cümle -
Ich habe ihn zufällig im Supermarkt getroffen.
Onunla süpermarkette tesadüfen karşılaştım.
Hata Bildir — 10. cümle -
Wir trafen uns früher oft in diesem Café.
Eskiden bu kafede sık sık buluşurduk.
Hata Bildir — 11. cümle -
Er hat die richtige Entscheidung getroffen.
Doğru kararı verdi.
Hata Bildir — 12. cümle -
Sie trafen sich heimlich im Wald.
Gizlice ormanda buluştular.
Hata Bildir — 13. cümle -
Ich werde dich morgen wieder treffen.
Yarın seninle tekrar buluşacağım.
Hata Bildir — 14. cümle -
Wirst du die Entscheidung alleine treffen?
Kararı tek başına mı vereceksin?
Hata Bildir — 15. cümle -
Wir werden uns nächste Woche treffen.
Gelecek hafta buluşacağız.
Hata Bildir — 16. cümle -
Er trifft den Ball mit voller Kraft.
Topa tüm gücüyle vuruyor.
Hata Bildir — 17. cümle -
Die neue Regelung trifft vor allem kleine Unternehmen hart.
Yeni düzenleme özellikle küçük işletmeleri sert etkiliyor.
Hata Bildir — 18. cümle -
Der Vorschlag, den du gemacht hast, trifft genau den Punkt.
Yaptığın öneri tam isabetliydi.
Hata Bildir — 19. cümle -
Ich hätte ihn beinahe nicht getroffen.
Onunla neredeyse karşılaşamıyordum.
Hata Bildir — 20. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“treffen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar