Almanca "tragen" ile ilgili cümle örnekleri
tragen
taşımak, giymek
tragen Almanca Türkçe cümleler
“tragen” kelimesi Türkçe’de “taşımak, giymek” anlamına gelir. tragen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
tragen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
19 örnek cümle
-
Ich trage einen schweren Koffer.
Ağır bir bavul taşıyorum.
Hata Bildir — 1. cümle -
Sie trägt ein rotes Kleid.
O, kırmızı bir elbise giyiyor.
Hata Bildir — 2. cümle -
Wir tragen die Einkäufe nach Hause.
Alışveriş torbalarını eve taşıyoruz.
Hata Bildir — 3. cümle -
Ich trage das blaue T-Shirt
Mavi tişört giyiyorum
Hata Bildir — 4. cümle -
Ich trage eine schwere Tasche.
Ağır bir çanta taşıyorum.
Hata Bildir — 5. cümle -
Trägst du die Bücher für mich?
Kitapları benim için taşır mısın?
Hata Bildir — 6. cümle -
Sie trägt immer elegante Kleidung.
Her zaman şık kıyafetler giyer.
Hata Bildir — 7. cümle -
Er trägt Verantwortung für das Projekt.
Proje için sorumluluk taşıyor.
Hata Bildir — 8. cümle -
Das Kind trägt seine Spielsachen in die Schule.
Çocuk, oyuncaklarını okula taşıyor.
Hata Bildir — 9. cümle -
Ich trage oft meinen Lieblingsmantel im Winter.
Kışın sık sık en sevdiğim paltoyu giyerim.
Hata Bildir — 10. cümle -
Tragen Sie bitte die Kiste in den Keller.
Lütfen kutuyu bodruma taşıyın.
Hata Bildir — 11. cümle -
Er trägt das Paket vorsichtig.
Paketi dikkatlice taşıyor.
Hata Bildir — 12. cümle -
Wir tragen die Möbel ins neue Haus.
Mobilyaları yeni eve taşıyoruz.
Hata Bildir — 13. cümle -
Das Mädchen trägt eine rote Jacke.
Kız, kırmızı bir ceket giyiyor.
Hata Bildir — 14. cümle -
Sie tragen schwere Säcke zum LKW.
Kamyonete ağır çuvallar taşıyorlar.
Hata Bildir — 15. cümle -
Ich trage die Verantwortung für meine Entscheidungen.
Kararlarımın sorumluluğunu taşıyorum.
Hata Bildir — 16. cümle -
Die Arbeiter tragen die Steine zur Baustelle.
İşçiler taşları inşaat alanına taşıyor.
Hata Bildir — 17. cümle -
Er trägt den Hut nur bei besonderen Anlässen.
Şapkayı yalnızca özel durumlarda takar.
Hata Bildir — 18. cümle -
Trägst du die Last alleine?
Yükü tek başına mı taşıyorsun?
Hata Bildir — 19. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“tragen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar