Almanca "spielen" ile ilgili cümle örnekleri

spielen

oynamak, çalmak

  • Kelime türü: Verben
  • Okunuşu: şpiy-lın

spielen Almanca Türkçe cümleler

“spielen” kelimesi Türkçe’de “oynamak, çalmak” anlamına gelir. spielen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.

spielen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Cümle Ekle

18 örnek cümle

  1. Er spielt Klavier.

    O, piyano çalıyor.

    Hata Bildir — 1. cümle
  2. Wir spielen jeden Samstag Fußball.

    Her cumartesi futbol oynuyoruz.

    Hata Bildir — 2. cümle
  3. Ich spiele gern Fußball.

    Futbol oynamayı severim.

    Hata Bildir — 3. cümle
  4. Spielst du ein Instrument?

    Bir enstrüman çalıyor musun?

    Hata Bildir — 4. cümle
  5. Die Kinder spielen im Garten.

    Çocuklar bahçede oynuyor.

    Hata Bildir — 5. cümle
  6. Er spielt jeden Tag Gitarre.

    Her gün gitar çalıyor.

    Hata Bildir — 6. cümle
  7. Wir spielen heute Abend ein Brettspiel.

    Bu akşam bir kutu oyunu oynuyoruz.

    Hata Bildir — 7. cümle
  8. Sie spielt gerne Schach.

    Satranç oynamayı seviyor.

    Hata Bildir — 8. cümle
  9. Ich habe gestern Tennis gespielt.

    Dün tenis oynadım.

    Hata Bildir — 9. cümle
  10. Wir haben im Park Basketball gespielt.

    Parkta basketbol oynadık.

    Hata Bildir — 10. cümle
  11. Er hat Klavier gespielt.

    Piyano çaldı.

    Hata Bildir — 11. cümle
  12. Die Kinder spielten den ganzen Nachmittag draußen.

    Çocuklar bütün öğleden sonra dışarıda oynadı.

    Hata Bildir — 12. cümle
  13. Ich werde morgen mit dir spielen.

    Yarın seninle oynayacağım.

    Hata Bildir — 13. cümle
  14. Wirst du heute Abend Geige spielen?

    Bu akşam keman çalacak mısın?

    Hata Bildir — 14. cümle
  15. Wir werden bald ein Theaterstück spielen.

    Yakında bir tiyatro oyunu sahneleyeceğiz.

    Hata Bildir — 15. cümle
  16. Spielen macht nicht nur Spaß, sondern fördert auch die Kreativität.

    Oynamak sadece eğlenceli değil, aynı zamanda yaratıcılığı da destekler.

    Hata Bildir — 16. cümle
  17. In diesem Film spielt er die Hauptrolle.

    Bu filmde başrolü oynuyor.

    Hata Bildir — 17. cümle
  18. Das Wetter spielt heute nicht mit.

    Hava bugün işbirliği yapmıyor (hava uygun değil).

    Hata Bildir — 18. cümle

Kelimenin tam sözlük kaydı

Soru-Cevap

“spielen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.

Soru sor

Yorumlar

Soru sorun veya katkıda bulunun

E-posta adresiniz yayımlanmaz.

Hata bildir