Almanca "Mahlzeit" ile ilgili cümle örnekleri
die Mahlzeit
öğün
Mahlzeit Almanca Türkçe cümleler
“Mahlzeit” kelimesi Türkçe’de “öğün” anlamına gelir. Mahlzeit ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
Mahlzeit ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
18 örnek cümle
-
Das Frühstück ist die wichtigste Mahlzeit des Tages.
Kahvaltı günün en önemli öğünüdür.
Hata Bildir — 1. cümle -
Wir genießen jede Mahlzeit zusammen.
Her öğünü birlikte yemekten keyif alıyoruz.
Hata Bildir — 2. cümle -
Er bereitet die Mahlzeit sorgfältig vor.
O, öğünü özenle hazırlıyor.
Hata Bildir — 3. cümle -
Die Mahlzeit ist fertig, bitte kommt zum Tisch.
Yemek hazır, lütfen masaya gelin.
Hata Bildir — 4. cümle -
Wir genießen die Mahlzeit in Ruhe.
Yemeğin tadını sakince çıkarıyoruz.
Hata Bildir — 5. cümle -
Welche Mahlzeit ist deine Lieblingsmahlzeit?
En sevdiğin öğün hangisi?
Hata Bildir — 6. cümle -
Das Frühstück ist meine wichtigste Mahlzeit des Tages.
Kahvaltı benim günün en önemli öğünüm.
Hata Bildir — 7. cümle -
Er bereitet die Mahlzeit für die ganze Familie vor.
Tüm aile için yemeği hazırlıyor.
Hata Bildir — 8. cümle -
Nach der Mahlzeit gehen wir spazieren.
Yemekten sonra yürüyüşe çıkıyoruz.
Hata Bildir — 9. cümle -
Eine warme Mahlzeit ist im Winter besonders wichtig.
Kışın sıcak bir yemek özellikle önemlidir.
Hata Bildir — 10. cümle -
Die nächste Mahlzeit wird um 18 Uhr serviert.
Bir sonraki yemek saat 18'de servis edilecek.
Hata Bildir — 11. cümle -
Zum Abendessen genießen wir eine große Mahlzeit.
Akşam yemeğinde büyük bir yemek yiyoruz.
Hata Bildir — 12. cümle -
Er versucht, keine Mahlzeit zu überspringen.
Hiçbir öğünü atlamamaya çalışıyor.
Hata Bildir — 13. cümle -
Die Mahlzeit schmeckt heute besonders gut.
Bugünkü yemek özellikle lezzetli.
Hata Bildir — 14. cümle -
In der Kantine bekommen wir eine warme Mahlzeit.
Kantin'de sıcak bir yemek alıyoruz.
Hata Bildir — 15. cümle -
Bitte genieße die Mahlzeit langsam.
Lütfen yemeğin tadını yavaş yavaş çıkar.
Hata Bildir — 16. cümle -
Die Mahlzeit bestand aus drei Gängen.
Yemek üç öğünden oluşuyordu.
Hata Bildir — 17. cümle -
Er begrüßt seine Kollegen oft mit „Mahlzeit!“ zur Mittagszeit.
Öğle saatinde iş arkadaşlarını sık sık „Afiyet olsun!“ diyerek selamlıyor.
Hata Bildir — 18. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“Mahlzeit” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar