Almanca "liegen" ile ilgili cümle örnekleri
liegen
yatmak, uzanmak, bulunmak
liegen Almanca Türkçe cümleler
“liegen” kelimesi Türkçe’de “yatmak, uzanmak, bulunmak” anlamına gelir. liegen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
liegen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
22 örnek cümle
-
Ich liege gerne im Park und lese.
Parkta uzanıp kitap okumayı severim.
Hata Bildir — 1. cümle -
Die Stadt liegt im Süden.
Şehir güneyde bulunuyor.
Hata Bildir — 2. cümle -
Das Buch liegt auf dem Tisch.
Kitap masanın üzerinde duruyor.
Hata Bildir — 3. cümle -
Ich liege gerne auf dem Sofa und lese.
Koltukta uzanıp okumayı severim.
Hata Bildir — 4. cümle -
Die Stadt liegt am Fluss.
Şehir nehir kenarında bulunuyor.
Hata Bildir — 5. cümle -
Er liegt krank im Bett.
O hasta bir şekilde yatakta yatıyor.
Hata Bildir — 6. cümle -
Das Problem liegt in der Organisation.
Sorun organizasyonda yatıyor.
Hata Bildir — 7. cümle -
Wo liegt der Schlüssel?
Anahtar nerede duruyor?
Hata Bildir — 8. cümle -
Die Wahrheit liegt irgendwo dazwischen.
Gerçek bir yerde arada bulunuyor.
Hata Bildir — 9. cümle -
Der Park liegt direkt neben dem Museum.
Park doğrudan müzenin yanında yer alıyor.
Hata Bildir — 10. cümle -
Berlin liegt im Osten von Deutschland.
Berlin Almanya’nın doğusunda yer alıyor.
Hata Bildir — 11. cümle -
Die Verantwortung liegt bei dir.
Sorumluluk sende.
Hata Bildir — 12. cümle -
Das Geld liegt auf dem Boden.
Para yerde duruyor.
Hata Bildir — 13. cümle -
Der Hund liegt vor dem Kamin.
Köpek şöminenin önünde yatıyor.
Hata Bildir — 14. cümle -
Das Gebäude liegt in der Innenstadt.
Bina şehir merkezinde yer alıyor.
Hata Bildir — 15. cümle -
Die Wohnung liegt sehr zentral.
Daire oldukça merkezi bir konumda bulunuyor.
Hata Bildir — 16. cümle -
Der Unterschied liegt im Detail.
Fark ayrıntılarda yatıyor.
Hata Bildir — 17. cümle -
Die Insel liegt weit entfernt vom Festland.
Ada ana karadan oldukça uzakta yer alıyor.
Hata Bildir — 18. cümle -
Ich habe lange in der Sonne gelegen.
Uzun süre güneşte yattım.
Hata Bildir — 19. cümle -
Die Papiere liegen ungeordnet auf dem Schreibtisch.
Kağıtlar masanın üzerinde dağınık bir şekilde duruyor.
Hata Bildir — 20. cümle -
Er liegt oft auf dem Rücken und denkt nach.
Sık sık sırtüstü uzanıp düşünür.
Hata Bildir — 21. cümle -
Die Ursache des Problems liegt im System.
Sorunun nedeni sistemde yatıyor.
Hata Bildir — 22. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“liegen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar