Almanca "lieben" ile ilgili cümle örnekleri
lieben
sevmek, aşık olmak, çok hoşlanmak
lieben Almanca Türkçe cümleler
“lieben” kelimesi Türkçe’de “sevmek, aşık olmak, çok hoşlanmak” anlamına gelir. lieben ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
lieben ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
20 örnek cümle
-
Ich liebe dich von ganzem Herzen.
Seni bütün kalbimle seviyorum.
Hata Bildir — 1. cümle -
Sie liebt ihre Familie und ihre Kinder über alles.
Ailesini ve çocuklarını her şeyden çok sever.
Hata Bildir — 2. cümle -
Wir lieben es, im warmen Sommer ans Meer zu fahren.
Sıcak yaz aylarında denize gitmeyi çok seviyoruz.
Hata Bildir — 3. cümle -
Er liebt klassische Musik und geht gerne in die Oper.
Klasik müziği sever ve operaya gitmekten hoşlanır.
Hata Bildir — 4. cümle -
Viele Menschen lieben es, am Wochenende lange auszuschlafen.
Pek çok insan hafta sonu geç saatlere kadar uyumayı sever.
Hata Bildir — 5. cümle -
Ich liebe dich.
Seni seviyorum.
Hata Bildir — 6. cümle -
Er liebt seine Familie über alles.
Ailesini her şeyden çok seviyor.
Hata Bildir — 7. cümle -
Wir lieben gutes Essen.
İyi yemeği severiz.
Hata Bildir — 8. cümle -
Sie liebt klassische Musik.
Klasik müziği sever.
Hata Bildir — 9. cümle -
Kinder lieben Schokolade.
Çocuklar çikolatayı sever.
Hata Bildir — 10. cümle -
Ich liebe es, am Meer zu sein.
Deniz kenarında olmayı seviyorum.
Hata Bildir — 11. cümle -
Liebst du mich wirklich?
Beni gerçekten seviyor musun?
Hata Bildir — 12. cümle -
Er hat das Leben geliebt.
Hayatı sevmişti.
Hata Bildir — 13. cümle -
Sie liebt es, Bücher zu lesen.
Kitap okumayı sever.
Hata Bildir — 14. cümle -
Ich liebe meine Arbeit, auch wenn sie manchmal stressig ist.
İşim stresli olsa da onu seviyorum.
Hata Bildir — 15. cümle -
Manche Menschen lieben den Winter, andere hassen ihn.
Bazı insanlar kışı sever, bazıları ise nefret eder.
Hata Bildir — 16. cümle -
Er liebt es, früh aufzustehen und spazieren zu gehen.
Erken kalkıp yürüyüş yapmayı sever.
Hata Bildir — 17. cümle -
Sie haben sich in der Schule kennengelernt und lieben sich seitdem.
Okulda tanıştılar ve o zamandan beri birbirlerini seviyorlar.
Hata Bildir — 18. cümle -
Ich liebe es, neue Kulturen zu entdecken.
Yeni kültürler keşfetmeyi seviyorum.
Hata Bildir — 19. cümle -
Wenn du jemanden wirklich liebst, lässt du ihn frei.
Eğer birini gerçekten seviyorsan, onu özgür bırakırsın.
Hata Bildir — 20. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“lieben” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar