Almanca "heiß" ile ilgili cümle örnekleri
heiß
sıcak, ateşli, acı (baharatlı), çok istenen
heiß Almanca Türkçe cümleler
“heiß” kelimesi Türkçe’de “sıcak, ateşli, acı (baharatlı), çok istenen” anlamına gelir. heiß ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
heiß ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
20 örnek cümle
-
Heute ist es draußen sehr heiß.
Bugün dışarısı çok sıcak.
Hata Bildir — 1. cümle -
Pass auf, der Kaffee ist noch heiß!
Dikkat et, kahve hâlâ sıcak!
Hata Bildir — 2. cümle -
Diese Suppe ist ziemlich heiß gewürzt.
Bu çorba oldukça baharatlı (acı).
Hata Bildir — 3. cümle -
Das ist eine heiße Spur für die Polizei.
Bu polis için çok önemli bir ipucu.
Hata Bildir — 4. cümle -
Er ist ein heiß begehrter Schauspieler.
O çok aranan bir oyuncu.
Hata Bildir — 5. cümle -
Der Kaffee ist noch heiß.
Kahve hâlâ sıcak.
Hata Bildir — 6. cümle -
Vorsicht, der Ofen ist sehr heiß!
Dikkat, fırın çok sıcak!
Hata Bildir — 7. cümle -
Im Sommer ist es in der Stadt oft heiß.
Yazın şehirde hava genellikle sıcaktır.
Hata Bildir — 8. cümle -
Heute wird es über 35 Grad heiß.
Bugün sıcaklık 35 derecenin üzerine çıkacak.
Hata Bildir — 9. cümle -
Sie liebt heiße Schokolade im Winter.
Kışın sıcak çikolatayı sever.
Hata Bildir — 10. cümle -
Ich habe mir die Zunge verbrannt – die Suppe war zu heiß.
Dilim yandı – çorba çok sıcaktı.
Hata Bildir — 11. cümle -
Das war ein heißes Fußballspiel!
Bu çok çekişmeli bir futbol maçıydı!
Hata Bildir — 12. cümle -
Zwischen den beiden herrscht eine heiße Diskussion.
İkisi arasında hararetli bir tartışma var.
Hata Bildir — 13. cümle -
Er ist ein heißer Kandidat für den ersten Platz.
Birincilik için güçlü bir aday.
Hata Bildir — 14. cümle -
Sie haben eine heiße Spur im Kriminalfall gefunden.
Suç vakasında sıcak bir iz buldular.
Hata Bildir — 15. cümle -
Der Motor ist heiß gelaufen.
Motor fazla ısındı.
Hata Bildir — 16. cümle -
Das Thema ist politisch sehr heiß.
Konu siyasi olarak oldukça hassas (gündemde).
Hata Bildir — 17. cümle -
Zwischen ihnen gab es eine heiße Liebesnacht.
Aralarında tutkulu bir gece yaşandı.
Hata Bildir — 18. cümle -
Das war ein heißer Sommertag mit über 40 Grad im Schatten.
Gölgede 40 derecenin üstünde olan sıcak bir yaz günüydü.
Hata Bildir — 19. cümle -
Er ist in der Szene ein heiß gehandelter Newcomer.
O, sahnede çok konuşulan yeni bir isim.
Hata Bildir — 20. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“heiß” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar