Almanca "halten" ile ilgili cümle örnekleri
halten
tutmak, durdurmak
halten Almanca Türkçe cümleler
“halten” kelimesi Türkçe’de “tutmak, durdurmak” anlamına gelir. halten ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
halten ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
22 örnek cümle
-
Kannst du das Seil halten?
İpi tutabilir misin?
Hata Bildir — 1. cümle -
Halten Sie bitte kurz an.
Lütfen kısa bir süre durun.
Hata Bildir — 2. cümle -
Kannst du kurz meine Tasche halten?
Çantamı kısa bir süre tutabilir misin?
Hata Bildir — 3. cümle -
Der Bus hält an der nächsten Haltestelle.
Otobüs bir sonraki durakta duruyor.
Hata Bildir — 4. cümle -
Ich halte das für eine gute Idee.
Bunu iyi bir fikir olarak görüyorum.
Hata Bildir — 5. cümle -
Er hält sein Versprechen immer ein.
Her zaman sözünü tutar.
Hata Bildir — 6. cümle -
Halten Sie bitte die Tür offen.
Lütfen kapıyı açık tutun.
Hata Bildir — 7. cümle -
Der Lehrer hält eine Rede über Umweltschutz.
Öğretmen çevre koruma hakkında bir konuşma yapıyor.
Hata Bildir — 8. cümle -
Sie hält das Baby in den Armen.
Bebeği kollarında tutuyor.
Hata Bildir — 9. cümle -
Wir halten morgen ein wichtiges Meeting ab.
Yarın önemli bir toplantı yapıyoruz.
Hata Bildir — 10. cümle -
Halte deine Augen offen!
Gözlerini açık tut!
Hata Bildir — 11. cümle -
Die Brücke hält die schweren Lasten aus.
Köprü ağır yükleri taşıyor.
Hata Bildir — 12. cümle -
Ich konnte vor Lachen kaum den Atem halten.
Gülmekten nefesimi zor tutabildim.
Hata Bildir — 13. cümle -
Er hält sein Handy immer in der Hand.
Telefonunu her zaman elinde tutar.
Hata Bildir — 14. cümle -
Wir halten uns an die Regeln.
Kurallara uyuyoruz.
Hata Bildir — 15. cümle -
Hält der Zug hier?
Tren burada duruyor mu?
Hata Bildir — 16. cümle -
Sie hält ihre Meinung für richtig.
Kendi fikrinin doğru olduğunu düşünüyor.
Hata Bildir — 17. cümle -
Das Seil hält nicht mehr lange.
Halat daha fazla dayanmaz.
Hata Bildir — 18. cümle -
Wir müssen Abstand halten.
Mesafeyi korumalıyız.
Hata Bildir — 19. cümle -
Er hält seine Rede vor einem großen Publikum.
Büyük bir kalabalığa konuşmasını yapıyor.
Hata Bildir — 20. cümle -
Bitte halte das Glas vorsichtig.
Lütfen bardağı dikkatlice tut.
Hata Bildir — 21. cümle -
Die Schüler halten die Bibliothek immer sauber.
Öğrenciler kütüphaneyi her zaman temiz tutar.
Hata Bildir — 22. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“halten” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar