Almanca "fernsehen" ile ilgili cümle örnekleri
fernsehen
televizyon izlemek
fernsehen Almanca Türkçe cümleler
“fernsehen” kelimesi Türkçe’de “televizyon izlemek” anlamına gelir. fernsehen ile ilgili cümle örneklerini Almanca ve Türkçe olarak, A1’den C2’ye tüm seviyelerde aşağıda bulabilirsiniz.
fernsehen ile ilgili cümle örnekleri ekleyerek Almanca öğrenen birçok kişiye destek olabilirsiniz. Katkılarınız için şimdiden teşekkür ederiz.
18 örnek cümle
-
Die Kinder dürfen nur eine Stunde fernsehen.
Çocuklar sadece bir saat televizyon izleyebilir.
Hata Bildir — 1. cümle -
Was willst du heute Abend im Fernsehen schauen?
Bu akşam televizyonda ne izlemek istiyorsun?
Hata Bildir — 2. cümle -
Wir haben gestern einen interessanten Film im Fernsehen gesehen.
Dün televizyonda ilginç bir film izledik.
Hata Bildir — 3. cümle -
Ich sehe abends gern fern.
Akşamları televizyon izlemeyi severim.
Hata Bildir — 4. cümle -
Siehst du heute Abend fern?
Bu akşam televizyon izliyor musun?
Hata Bildir — 5. cümle -
Meine Eltern sehen nie lange fern.
Annemle babam asla uzun süre televizyon izlemez.
Hata Bildir — 6. cümle -
Was siehst du am liebsten fern?
Televizyonda en çok ne izlemeyi seversin?
Hata Bildir — 7. cümle -
Wir haben gestern einen spannenden Film ferngesehen.
Dün heyecanlı bir film izledik.
Hata Bildir — 8. cümle -
Am Wochenende sehe ich manchmal stundenlang fern.
Hafta sonları bazen saatlerce televizyon izliyorum.
Hata Bildir — 9. cümle -
Kinder sollten nicht zu viel fernsehen.
Çocuklar çok fazla televizyon izlememelidir.
Hata Bildir — 10. cümle -
Ich durfte als Kind nur eine Stunde pro Tag fernsehen.
Çocukken günde sadece bir saat televizyon izleyebiliyordum.
Hata Bildir — 11. cümle -
Er sieht lieber Serien als Filme fern.
O, film yerine dizi izlemeyi tercih eder.
Hata Bildir — 12. cümle -
Sie hat den ganzen Abend ferngesehen.
Tüm akşam televizyon izledi.
Hata Bildir — 13. cümle -
Abends fernzusehen ist für mich Entspannung.
Akşamları televizyon izlemek benim için rahatlamadır.
Hata Bildir — 14. cümle -
Ich will nicht fernsehen, ich bin müde.
Televizyon izlemek istemiyorum, yorgunum.
Hata Bildir — 15. cümle -
Du solltest jetzt nicht mehr fernsehen, es ist schon spät.
Artık televizyon izlememelisin, saat çok geç oldu.
Hata Bildir — 16. cümle -
Wir haben gestern zusammen ferngesehen und Pizza gegessen.
Dün birlikte televizyon izledik ve pizza yedik.
Hata Bildir — 17. cümle -
Manchmal sehe ich beim Essen fern, obwohl das ungesund ist.
Bazen yemek yerken televizyon izliyorum, gerçi bu sağlıksız.
Hata Bildir — 18. cümle
Kelimenin tam sözlük kaydı
Soru-Cevap
“fernsehen” kelimesinin kullanımına dair aklına takılan bir şey mi var? Soru-Cevap bölümünde sor; cevaplar burada kalıcı olarak birikiyor.
Yorumlar